Haremlik Selamlık; Bir Kuran Uygulaması

Haremlik-Selamlık, mahrem olmayan erkek ve kadınların evde işte, okulda düğün ve dernekte ayrı ayrı oturmaları demektir. Haremlik selamlık Yüce Allahın mümin kullarından talep ettiği oturma/yaşama şeklidir. Allah erkek ve kadını birbirine karşı cazibeli yaratmış sonra da araya hail ve kısıtlamalar koymuştur. Özellikle zinayı kesin bir dille yasaklamıştır. Zinadan sakınma işine Hazreti Allah o kadar ehemmiyet vermektedir ki bu uğurda yalnızca zinayı yasaklamakla kalmıyor, zinaya götürecek giyiniş bakış düşünüş ve dokunuş gibi her türlü sebep ve yolları da yasaklamaktadır. İşte haremlik selamlık farizası bu noktada ortaya çıkıyor. Çünkü zina ve sebeb-i zina olan durumları en kesin ve etkili bir şekilde ortadan kaldırmak bu uygulama ile ancak mümkün olabiliyor. Haremlik selamlığı gerektiren ilahi buyruklar: 1. Ayet: Ve dahi zinaya yaklaşmayın çünkü o fuhuştur ve çok kötü bir yoldur. _Allah zina fiilini zaten yasak etmiş, bu ayette ise zinaya yaklaşmayı özellikle yasak ediyor. Nedir zinaya yaklaşmak? Kadın erkek karma oturmalar bakışmalar konuşmalar ve gereksiz görüşmeler hepsi zinaya yaklaşmaktır. Haremlik selamlık uygulaması ise Allah buyruğunu dinleyerek zina yollarını kapatmak, zinadan uzak durarak Hakkın rızasına yakın durmaktır. 2. Ayet: Söyle inançlı erkeklere bakışlarını kıssınlar ve namuslarını korusunlar. İnançlı hanımlara da söyle bakışlarını kıssınlar ve namuslarını korusunlar. _Bu ayette Allah açık bir şekilde karşı cinse atılacak…

Hacamat Mı Kan Vermek Mi ?
Dini Hüküm , Genel , İslami hayat , Soru-Cevap / 25 Mayıs 2016

Allahın Adıyla Soru: Peygamber efendimizin tavsiyeleri uzerine hacamat olmak istiyoruz ancak nerden olacağımızı bilmiyoruz piyasada bu işi yapan çok hacamatçı var lakin ne kadar bu işin ehli olduklarını bilmiyoruz. Hacamat nereden olmalı kan vermek hacamat yerine geçermi açıklama talep ediyoruz. Cevap: Hacamat iki sebepten yapılır: 1) Ağrıyı tedavi etmek 2) ölüm ve marazdan korunmak. “Bize ulaşan bazı haberler Peygamber Efendimiz sas zehirlendiği vakitte hacamat yaptırdığı ve bir defasında darbe/ağrıdan ötürü baldırından hacamat yaptırdığı, bir defa da ihramlı iken ayağında olan ağrıdan ötürü ayağının üst kısmından hacamat yaptırdığı, bir defa ise mübarek başında olan ağrı/migrenden ötürü başından hacamat yaptırmış olduğudur.” [1] Yine Peygamber efendimiz sas ve ashabının genel olarak ağrıya ve baş ağrısına karşı, baş (Buhâri, Tıb 13; Müslim, Musakat 62, 63), iki omuz arası (kahil) (Ebû Dâvûd, Tıb 4; İbn Mâce, Tıb 21), boyunun sağ ve solunda bulunan damarlardan (ahdaayn) (Ebû Dâvûd, Tıb 4; Tirmizi, Tıb 12), baldır ve ayağın üstünden (Buhârî, Tıb, 14, 15; Ebû Dâvûd, Menâsik, 35, Tıb, 4,5) hacamat yaptırdıkları bize gelen bilgilerdendir. Anlaşılan Allah Rasulü ağrıyı tedavi etme amaçlı defaaten hacamat yaptırmış ve ağrı nerede ise hacamatı da oradan yaptırmıştır. Hacamatta diğer maksat korunma gayesiyle yapılandır. Yani bir çok hadiste belirtildiği üzere vücutta bulunan fazla kan…

Kadın Pantolon ve Avret
Dini Hüküm , Soru-Cevap / 24 Mayıs 2016

Allahın Adıyla Soru: Kadın diğer kadınlar ortamında kot pantolonu ile durabilir mi ? Kot pantolonu dış giysisi altından giyebilir mi ? Cevap: Kadın kendi evinde[1] diğer müslüman hanım[2] misafirleri arasında nispeten rahat, çarşafsız başı kolu ayağı açık durabilir. Ancak etini butunu ortaya koyan pantolon giyemez. Üç sebepten dolayı: 1. Pantolon erkek giysisi idi kadınlara sonradan giydirdiler. Erkekler kadın kıyafeti giyemez kadınlar erkek kıyafeti giyemez, caiz değildir. Lanet sebebidir. 2. Kadın kıyafeti sayılsa bile pantolon, avrupa ve amerikanın adet ve modasıdır. Bir müslümanın ehl-i küfrün modasına uyması rezilliktir caiz değildir. 3. Kadının kadına karşı avreti göbekle diz kapağı arasıdır. Bu mahalli islami ölçüye göre örtmelidir. Ölçü: ten rengini göstermeyecek kadar kalın ve bedeni belli etmeyecek kadar geniş olmalı. Pantolon ise dardır bedeni endamı resmeder caiz değildir. [1] Kadın kendi evinde kadın misafirleri içinde nispeten rahattır dedik zira başkasının evinde işyerinde çarşı dükkanda giysi deneme kabininde yüzme havuzu spor salonu soyunma odalarında.. hasılı kendi evi dışında bir kadının soyunması, tesettürden çıkması caiz değil haramdır. Misafirlikte de böyledir. Her an içeri yabancı bir erkek girebilir dikkatiyle tam tesettürlü olmak zorundadır. Kendi evinde gibi rahat olamaz. Her yerde gizli kameraların olduğu herkesin elinde kamera zırt pırt resim video çektiği bu zamanda özellikle kadın tam…

Tarikat ve Delilleri
Dini Hüküm , İsmailağa Cemaati / 23 Mayıs 2016

Allahın adıyla.. Soru: Tarikat nedir ? Cevap: Sünnet-i Rasulullaha ittiba ve Zikrullaha sarılarak marifetullah’ta terakki etmek suretiyle ‘Allaha vasıl olma yoludur” Tarikat pratikte nasıl işler? Cevap: Mürit silsilesi olan kamil ve mukemmil bir murşide biat ederek ondan zikir dersi alır. Şeyhinin rabıta ve örnekliğinde bu zikre vs vazifelere her gün devam eder. Akibet mürit nefsini terbiye kalbini tasfiye etmiş olarak Hakka vasıl olur. Tarikatta muridin terbiye ve tasfiyesi nasıl gerçekleşir ? Cevap: Nakşibendi tarikatında kalp tasfiyesi esastır çalışma bu noktada yoğunlaşır. Nefs tezkiyesi ise bu tasfiyenin zımnında tabiatıyla gerçekleşir. Kalp Tasfiye Nedir ? Cevap: Gönlü Allahtan başka tüm sevgi ve alakalardan arındırmak, kalbi Allaha has ve safi kılmak demektir. Nefis tezkiyesi nedir? Cevap: Nefiste bulunan dört kötü huydan nefsin temizlenmesidir. Bunlar: Niza’: çekişme, kabulsüzlük İbae: ayak diretme, boyun eğmeme Tuğyan: sınırları çiğneme, taşkınlık yapma İnkar: Reddetme, yok sayma. Nakşibendilikte tasfiye ve tezkiye için üç vesile/yol vardır: Rabıta Zikir-evrad Murakabe _Rabıta: Muridin şeyhine aşık olacak derecede onu sevmesi, bu sevginin husulu için kalp gözünü ondan ayırmamasıdır. _Zikir-evrad: Nakşibendiler Şeyh efendiden ders aldıkları zikirleri belli sayılarda her gün yaparlar bazısı tek başına bazısı toplu yapılır. Tek yapılana tarikat dersi toplu yapılana Hatm-i Hacegan denir. Nakşibendiler hafi (gizli-sessiz) şekilde zikrederler. _Murakabe: Muridin Şeyhinden…

Reisin O Sözü Üzerine: Benim Dinim İslam

Reis demiştir : “Benim sunnilik şiilik diye bir dinim yok, benim dinim İslamdır.” Bazı mollalarımız bu sözden alındılar ve sunniliği savunma piskozuyla köşelerinde reise sitem ettiler kimi gazap ettiler, cevaplar serdettiler.. Ehli sünnetin faziletlerini zikrettiler vs.. Halbuki bu söz doğrudur. Zira Reis bir siyasetçidir, din adamı değildir. Sözleri de bu bağlamda değerlendirilmelidir. Eğer o sözü bir din adamı söylemiş olsaydı manası: müslüman olduktan sonra sünni olmak şii olmak önemli değil!” olurdu. Bu yanlıştır elbette. Ehli Sünnet olmak gerçek islam olmak demektir zira. Ancak o sözü söyleyen bir devlet adamıdır ve söz devlet siyaseti bağlamında söylenmiştir yukarıdaki gibi anlaşılamaz. Nedir sözün siyasi bağlamı? Devlet adamının en mühim vazifesi vatan millet bütünlüğünü muhafaza etmek halkını birlik ve huzur içinde tutmak.. Şu zamanda ise Irakta Afganistanda bahusus Suriyede en büyük mezhep savaşı olmakta. Şiiler Sunnilerle karşı karşıya.. İran Arabistana ve Türkiyeye rest çekmiş, kılıçlar çekilmiş ortam gerilmiş mezhep savaşı bütün ortadoğuya yayılması ve hatta Türkiyeye sıçraması an meselesi.. Avrupa Amerika Israil Rusya Çin Kore hepsi aleyhimizde.. Pusuya yatmış ellerini oğuşturuyorlar gizli gizli bu savaşı körüklüyorlar.. Hedef Türkiyeyi karıştırıp parçamak israilin dümen suyuna girecek bir kürt devleti kurmak.. Akibet nev-osmanlı büyük ve güçlü bir türkiye ihtimalini ebediyyen suya gömmek.. Bu hengamede sunni-şii savaşı bulunmaz…

Hafızlar Marşı
Genel / 15 Mayıs 2016

Hafızlar Marşı Korkma! Sönmez kurslarda yanan ışıklar.Durmadan dersine çalışan HAFIZLAR var.O benim Kuranımın nurudur parlayacak.O benimdir o bizim ruhumuzdur ancak. Çatma kurban olayım çehreni ey namazlı hocam.Kahraman hafızına bir gül ne bu şiddet bu celal.Sana olmaz dökülen yaşlarımız sonra helal.Hakkıdır kursta halka yapan talebenin istikbal. Ben seherden beridir ders yaptım ders yaparım.Hangi hoca bana fırça atacakmış şaşarım.Kükremiş yel gibiyim sayfaları yutar aşarım.Yırtarım gırtlağımı sınıflara sığmam taşarım Hafızın âfakını sarmışsa vesveseci şeytanlar.Benim ihlas dolu hocamla arkadaşlarım var.Hafızım korkma nasıl böyle bir Talebeyi kovar.Şeytan dediğin tek gözü kör olmuş canavar. Hafızım! Dersine galatları uğratma sakın.Süper et dersini dursun artık bu hayali akın.Olacaktır sana vadedilen hediyeler hakkın.Kim bilir belki yarın belki yarından da yakın. Okuduğun yerleri ayet diyerek geçme tanı.Düşün altındaki binlerce sayısız manayı.Sen Kuran okuyorsun incitme yazıktır hocanı.Verme, diplomaları alsanda bu Allah kelamını. Kim Allah yolunda olmaz ki feda.Ey hoca! Talebelerini sıksan fışkıracak sevda.Canı, Cânânı bütün varımı alsında Hüda.Etmesin tek Kuranımdan beni dünyada cüda Hafızın senden hocası şudur ancak elemi.Bırakma derslerinde tek yanlıştan emi!Bu ayetler ki ezberi hafızın emeli.Ebedi kalbimin içinde benim inlemeli. O zaman aşk ile bin ayet ezberlerim varsa hamım.Ama dersten kalkarsam boşalır kanlı yaşım.Çok üzülsem de tekrar dersime döner koşarım.O zaman aşk ile dersimi verip şeytanı taşlarım. Bahtiyar ol…

Hüsamettin Hocaefendi ile Bir Hatıram
Genel , İsmailağa Cemaati / 7 Mayıs 2016

Bundan takriben onbeş sene önce (1999) İsmailağa danışma noktasına orta yaşlı bir adam geldi bir fetva soracağım yetkili arıyorum dedi.. Dediler Hüsamettin hoca* şu an dükkandadır ona gidin. Ben biliyorum yerini dedim gelin.. Adam geldi arkasında bir çift var genç.. Kız başıörtülü oğlanda kısa sakal var.. Hocaefendi evet babasının dükkanında idi. Sakalsız ihtiyar sordu: hocam bunlar yakında evlendiler geçen tartışmışlar çocuk üç kere boş ol demiş şimdi çok pişmanlar nasıl kurtarabiliriz bu aileyi ? O vakit hocaefendi nin görüşü şu istikamette idi: “hanefilerin nikahı şafilerce geçersizdir nikah yoksa talak ta yok.. Bu duruma düşmüş kişi şafi bir imama gitsin nikah kıydırsın.” Derste acizane bu görüş telaffuz edilmişti ve içime sinmemişti benim, demiştim: hocam bu fetva ile amel eden, geçmiş hayatını nikahsız geçirdiğini kabul etmiş olmaz mı? Bildik gülüşü ile güldü yok yok dedi ve geçti.. Hocaefendi aynı fetvayı o genç aile için de verdi. Dedi: gidin bir şafi imama bir şey yokmuş gibi nikah kıydırın ancak kızın babası olacak nikahta.. Ihtiyar dedi hocam işte bu olmaz ailelerinin bunu bilmemesi gerekiyor başka çözüm yok mu ? Hocaefendi nin bakışları önüne düştü ve dedi: İstanbul müftülüğü fetva heyetinde Celal hoca var Ona gidin. Gittiler.. Bu ismi unutmadım. Izmite görevli gittim. Orada en yakın destekçim…

SORU-CEVAP Aralık 2015
Dini Hüküm , Hanefi Fıkhı / 7 Mayıs 2016

18 12 2015, 21:54 – Cihat: Hocam namazı bilerek kazaya bırakmanın hükmü nedir? CEVAP : قال رسول الله صلى الله عليه و سلم من فاته صلاةُ العصر فكانما وُتر اهلُه ومالُه Allah Rasulu buyurdu sas Kim ikindi namazını kaçırırsa bütün ailesini, malı mülkünü kaybetmiş kadar zarar eder. 19 12 2015, 15:17 – ENES: Selamun aleykum hocam namazda imam kiraatte takıldığında yanindaki kişiyi imamı düzeltmesi için dürten kişinin durumu nedir. Namazi bozulur mu? CEVAP : Ve aleykümselam Muhtemelen hareketi yesire ile yapmış olacağından bozulmaz. Ve dahi sebep lizatihi namaz olduğu için.. 19 12 2015, 18:04 – Serkan: Hocam bir polis veya asker nöbet esnasında vakit namazını kaçıracak kadar uzun nöbet tutsa fakat etrafında nöbeti devr alacak kimsede bulunmasa nöbete ara verip namaza dursa bu durumdada belkide insanların Canlarına mal olma ihtimali olduğundan namazı kazaya bırakabilirmi? CEVAP : Namazı hiç bir şekilde kazaya bırakmaya müsade yok. Ancak nöbetçi ise ve düşman korkusu varsa düşmanın geleceği yöne doğru namazını kılar (kıbleden muaf olarak) Secde ve ruku ile.. Bu da çok tehlikeli.. imkan yoksa ayakta ima ile kılar, kılmalıdır 19 12 2015, 19:56 – Ercument: İki isimli olan çocuğa ezan verilirken kulağına iki ismin de okunması gerekir mi? yoksa kullanacağı,ona seslenilecek ismi mi söylemek…

HIDIRELLEZ
Dini Hüküm , Genel / 6 Mayıs 2016

Allahın adıyla Bu gün veya bayram veya kült veya ayin her ne ise asla islam ile alakalı bir şey değildir ve bu gün bazı cahiller tarafından yapılan tapılan hiç bir şey hak ve hakikat değildir, dine iftiradır batıldır. Bu gün eğer örfi bir bayram ise Allah rasulu sas örfi bayram seyranları kaldırdı ve Allahtan iki bayram getirdi Ramazan ve Kurban.. Başka bayramımız yok. Bu gün kutsal ve bereketli bir gün olsaydı Kut ve Bereket tekelinde olan Allah tarafından bildirilir, Islami kaynaklarda belirtilmesi gerekirdi halbuki böyle bir bilgi yok. Ne Kuranda ne Hadislerde ne dini kitaplarda. Bu gün şamanist kültürden gelen ve hıristiyan yorgian kültü ile birleşen doğaperest toplumların bahar bayramı diye kutladığı bir gündür. Kalbi batıla meyilli cahil müslümanlar bu külte iki islami karakterin adını karıştırmış ve güya bu hurafeyi islama mal etmeye çalışmıştır: Hıdır ve Ilyas. Sonrasında masal tamamlanmış: Güya bu gün o iki hazret buluşurlar ve dünyayı dolaşırlarmış.. Biri denizden diğeri karadan.. Geçtikleri yerler nur ve bereket olur her yer canlanır bitkiler otlar çiçekler yeşerir ağzı açık olursa kaplar keseler bereketle dolarmış!! Kısmetler açılır dilekler gerçekleşirmiş..! Hepsi yalan ve uydurma. Bu uğursuz günde yapılan diğer bidat ve hurafeler: Ateşperest şamanistler gibi her yerde Ateş yakmak sonra üzerinden atlamak..güya…

Mirac Gecesi

_Recep ayının 27. Gecesi Mirac gecesidir. _Mirac Allahın kulu ve peygamberi Muhammed aleyhisselama manevi bir uruc/yükseliş/terakki nasip etmesi demektir. _Mirac Mescidi Haramdan Mescidi Aksaya oradan sidre-i muntehaya, Cennet el-Me’va ve kâb-ı kavseyn makamına ve nihayet Allahın yüce katına (daha yakına) çıkmak şeklinde olmuştur. [1] _Miracın gayesi Allahın kudret saltanat ve iktidarını, kulunun gözleriyle görmesini sağlamak ve bu sayede ona sarsılmaz bir iman, gönül yatışkınlığı, kalp huzuru ve sekine ile yüksek bir onur bahşetmek, onu taltif etmek, peygamberlik yolunda kuve-i maneviyesini takviye etmek..vs _Mirac insanlık aleminde yalnızca son peygamber Muhammed aleyhisselama nasip olmuştur. Bu itibarla onun güzel isimlerinden biri ‘Sahib el-Mirac’ dır. _Mirac yalnız ruhen değil, hem ruhen ve bedenen olmuştur. [Ehl-i Sünnet] _Miracın iki safhası var: İsra ve Mirac. İlk safha (isra) Kuran ile sarahaten sabit. İkinci safha (mirac) Sünnet ile sabit ve Kuranın da işareti var (Sonra (Rabbine) yaklaştı, derken daha da yaklaştı. O kadar ki, kab-ı kavseyn (iki yay) kadar veya daha da yakın oldu. Necm 8-9 ) _Miracın ilk safhası (israyı) inkar eden kafir olur, İkinci safha (Miracı) inkar eden Ehli Sünnetten çıkmış sapık olur. _Miracta Peygamber efendimiz sas Allahı görmüştür. Bu, Ehli Sünnetin “Allah dünyadan görülebilir ancak vaki değil ve olmayacak” görüşüne uygundur çünkü Rasulullah sas…