Neden Yalnızca Oruç Allah için ?
Dini Hüküm , Hadis , İslami hayat , Soru-Cevap / 25 Mayıs 2017

­Allahın Adıyla Sual: “Ademoğlunun bütün amelleri kendisi için, oruç ise Benim içindir, artık onun mükafatını ben vereceğim.” [Buhari-Muslim] Hadisi Kutsisinde diğer ameli salihlerin değil de yalnız orucun ‘Allah için’ olmasını nasıl anlamalıyız ? Cevap: Allah bütün amellerin mükafatını bildirmiş olarak kul o mükafatı umarak amel eder. Mesela Farz Namaz Cennetin anahtarıdır Cennete girmeyi sağlar. Nafile namazlar Cennetin konakları köşk çadırlarıdır, tesbihler zikirler Cennetin ağaçları meyveleri sofraları. Zekat ahiret mülkünün çoğalması garantisidir. Kuran okumak ve Cihat etmek Cennet derecelerinin yükselmesidir. Hacc Umre günahların affı kefareti olarak Cehenneme düşmemeyi sağlar..vs Dolayısıyla kul tarafından yapılan her amel ve ibadet karşılığını elde etmek içindir. Bu açıdan o amel, ibadet aslında kulun kendisi için olmuş oluyor. Ancak oruç böyle değil. Çünkü Orucun mükafatı belirtilmemiştir. Dolayısıyla kul oruç tutarken somut bir ücret ve mükafat beklemez. Bu bir nevi karşılık beklemeden yalnız Allah istediği için, Allah’ı razı etmek için oruç tutmak oluyor. Şu halde oruç Allah için oluyor. Aslında bu durum, yani mükafatı olmasa bile Allah razı olacağı için ibadet etmek, ihlasın zirvesidir ve Allaha en yakın, mukarrebun kulların nasibidir. Mukarrebun kulların hayatını kuşatan bu hal, Ebrar kullar için yalnızca oruç’ta ele geçer. Öz Cevap: Bütün ameller karşılığında belirtilen somut mükafatı elde etme amaçlı yapıldığı için kula dönüktür….

Islami Cihad Kan Kaybediyor
Genel / 21 Mayıs 2017

Allahın Yüce Adıyla “Ya Rabbi Kurani düzen ihsan eyle.. Kurani düzen ihsan eyle.. Kurani düzen ihsan eyle..” amin amin amin. Muttekilerin imamı şeyhimiz Mahmud efendi 1996 yılında Çavuşbaşı külliye inşaatındaki vaazında on binler önünde Şeriat için böyle dua ediyor ve hınca hınç dolu cami amin sesleriyle inliyordu. Video kaydı mevcut.. 80 ve 90 yıllar.. İktidar koltuğunda nispeten vatanperver Özalın olduğu dönem.. Ancak belediyeler genelde CHP’li fasık kişilerce işgal edilmiş, insanlar bir çok açılardan mahrumiyet içinde.. Ne halka ne de hakka hizmet yok, Türkiyenin kalbi İstanbulda çöpten mahalleler oluşmuş, yolsuzluk, susuzluk en büyük sorun.. Buna karşılık o dönemde azınlık olan islami cephede tam bir tayakkuz ciddiyet ve canlılık var. Şeyh efendinin gerek cemaati üzerinde gerek milli görüş siyaseti üzerinde etki ve tesirinin zirvede olduğu o dönemde her bir neferin kalbinde yatan aslan tam olarak Bir Islam Devleti. Kapıya mensup her mürid bu niyet ve hedef ile yaşıyor. Öyle ki “durun bir süre askere gitmeyin Şeriat gelecek..” Yani o zaman gideriz diyenleri ben duydum. Milli Görüş cephesinde durum farklı değil. Partiyle gönül vermiş her nefer İslam Devleti için çalışıyor. “Eğer çalışırsak yakında bu olacak” inanıyor. Erbakan hocanın projesi olan Adil Düzen aslında Mahmud Efendi hazretlerinin Kurani Düzen dediği şeyin aynısı. İkisi de resmen…

Rasulullahı Taklit Başka İttiba Başka

Peygamberi Takit Etmek Her Zaman İttiba Olamıyor:   Bazı kimseler demişler: “Peygamber Efendimiz bir sünnete sürekli devam etmediyse, bazen terk ettiyse bizim de bazen terk etmemiz sünnet olur(!)”   Bu mantık hatalıdır ve bu istidlal batıldır. Çünkü bu mantık bu anlayış Rasulullahın sallallahü aleyhi ve sellem’in sünnetini bozar ve uyulası ve üzerinde yürünesi bir yol olmaktan çıkarır. Diyelim yemeğe oturmadan eller yıkanacak, biri der ki ben şimdi bazen yıkamama sünnetini(!) işleyeceğim ve yıkamadan yemek yer, ve siz ona o sünneti işle ellerini yıka diye tavsiyede bulunamazsınız.. Diğeri yatmadan önce abdest alma sünneti için aynısını der ve bazen abdestsiz yatmak da bu görüşe göre güya sünnet olur! halbuki bidattır.. Ve böylece işler hercü merc olur, Rasulullahın yolu müminler eliyle ibtal olur maazallah.   Demek ki Rasulullahın sünnetleri bazen terk etmiş olması o yönüne de uyulsun, bazen terk edilsin için değil, belki çok sebep ve hikmetlerden birisi; Allahın farzı ile Onun sünneti birbirine karışmasın ve Allahın dini muhafaza olsun..   Mesela Efendimiz sas Mescidi Nebevide teravih kılarken Ashabdan bir cemaat hazır bulundular ve ona uydular. Ertesi gün daha kalabalık bir cemaatla teravih yine cemaat halinde kılındı. Ertesi gün daha fazla kişiler işitmiş olmakla çok kalabalık bir cemaat namazı Rasulullahın ardında kılmak için geldiler…

Hz Muhammed Aleyhisselamın Cenazesi

Allah Rasulüne, salat ve selam ebediyyen üzerine olsun.. Onun üzerinden İslama hakaret etmek isteyen kafirlerin tezviratından bir kesit : “Cenazesinde sadece 17 kişi varmış..” Bu lakırdı ile güya ‘Ölünce kimse onu önemsememiş!’ demeye getiriyorlar. Müslümanların O peygamberi zi Şaanı ne kadar önemsediğini görmek için Medine’den yapılan canlı yayınlara bakmaları yeterli.. Kabri şerifi, cennet bahçesi, Ravzası Kabe kadar kalabalık ve izdiham var.. Her an milyonlarca ümmetleri yanı başında nöbette “vur dese vurmaya, öl dese ölmeye hazır asker.. Kafirleri kudurtan, öfkeden geberecek duruma sokan da bu manzara.. Bunun için bu sevgiyi bozmak, bu bağlılığı kırmak için O peygamberi ve getirdiği Din-i Mübin-i İslamı karalamak için ellerinden geleni yaparlar.. bedbahtlar Bunlara kulak vermemeli.. Lakırdılarını dinlememeli Onlar sizin Kuranınızı Hadislerinizi dinlemezler.. Doğrusu: Bir peygamber nerede vefat ederse o yer dünyanın en mübarek, en kutlu yeridir. Peygamberin mübarek naaşı oradan bir karış dahi oynatılmaz. Peygambere layık bu hurmet ve ihtiram çerçevesinde Rasulullahın bütün ğasil tekfin techiz ve defin işleri vefat ettiği Ayşe annemizin daracık hücresinde yapıldı.. Sahabeler sırayla girip cenaze namazını kılma bahdiyarlğına erdiler. Büyüğü küçüğü, erkeği kadını, yaşlısı genci bütün Ashabı kiram sırayla odaya girip Rasulullahın cenazesini kıldılar Sonra da bütün Melaike-i kiram hazeratı kat kat semalardan indiler o Peygamberi zi şanın cenaze namazından…

Beraat Kandilinde Beraat Alabilmek
Dini Hüküm , İslami hayat / 10 Mayıs 2017

Şaban ayının orta gecesi, 14.gecesine Leyle-i Beraat veya Leyle-i Mübarake” denir. Mübarek bir gece olduğu için. Beraat gecesini böylesi mübarek bir gece yapan Kuranı Kerimin onda topluca nazil olmasıdır. Tıpkı Ramazan ayında Kadir gecesi gibi.. Bütün hüner hayır ve bereket Kuranda. Şu halde Kuran ile münasebetdar oldukça kişi bu gecenin rahmet ve bereketinden istifade edecektir. Kuran okunmak ister, Kuran anlaşılmak ister, sonra Kuran mucibince amel edilmek ister.. Kuran her mahallede kendisine vakf edilmiş talebelerle dolu Medreseler ister. Bu gecelerden en ziyade bu medrese ehli hocalar, talebeler anne-babaları ve yardım eden müminler istifade edecekler.. Beraat elde etmenin hadislerdeki farklı yordamları: “Kim 1000 defa “sübhanallahi ve bihamdihi” okursa nefsini cehenneme düşmekten Allahtan satın almış olur.” Bu gecenin sabahında Allahtan beraat almak isteyen bunu mutlaka yapsın. Veya “1000 defa ihlas suresi okursa aynı şekilde canını cehennenden satın alır” [Camiussağir, imam Suyuti] Bu 1000 ihlas 100 rekat namazda her rekatta 10 ihlas okuyarak.. Diğer bir beraat alma yöntemi: “Kim 40 gün boyunca imamın iftitah tekbirine yetişerek namazlarını cemaatle kılarsa Allahtan 2 beraat alır: Cehennemden beraet, ve münafıklıktan beraet.” Çünkü Kırk gün buna devam eden kişide cemaatle namaz kılmak ahlaka dönüşür. Kim de namazını hakkıyla kılmaya devam ederse namaz onu her türlü günahtan, yanlıştan uzak…

Cemaatler Ümmet Birliğine Faydalı mı Zararlı mı ?

SORU: Müslümanlar o cemaat bu tarikat ayrılmalı mı, yoksa tek bir Ümmet mi olmalıyız ? Hangisi İslamın Ruhuna daha uygun ? İslam birliği nasıl tesis edilebilir ? CEVAP: Evet, Ümmet ordu ordu ayrılmalı, Kara ordusu, hava ordusu.. gibi. Sonra Ordular kol-ordulara bölünmeli, Kolordular tugaylara, Tugaylar alaylara.. ve taburlarımız, bölüklerimiz ve takımlarımız olmalı. Ordulara bulunan bunca farklılık ve bölünmüşlüklere kimse itiraz etmez. Profesyonel ordunun tanzimi bu şekildedir çünkü. Islami cemaatlerde aslında böyledir. Her bölük, her tarikat vazifesini idrak edecek ve ortak düşmana karşı taarruzunu yapacaktır. Galip olan islamdır. Bu zamanda Cemaatler Ümmet Birliğini sağlayan en büyük ordulardır. Cemaat dışında kalan fertler askere kaydolmamış eli cebinde gezen boş adam gibidir.. Bu günde beş kere camiye de gitse islam Birliğne fazla katkısı yok. “Cemaat dışında kalmak” Yani müstakil bir tavır içinde olmaktır. Müstakil tavır takınmak hem Kuranda hem de Sünnette yerilir reddedilir. “Allahın eli cemaatin üzerindedir.” Hadis Müslümanlar Halifesiz kaldıkları günden beri, ipi kopmuş tespih taneleri gibi dağılmıştır. Bu dağınıklık ve şaşkınlık zamanında ümmetin imdadına Şeyh Efendiler ve salih cemaat liderleri yetişmiştir. Bunlar etrafında yeniden bir araya gelen ümmet fertleri binlerce 1ey olmaktan kurtulmuş, küçüklü büyüklü ordular olmuşlardır. Ordu bir merkezden emir alan ve aldığı emri canı pahasına uygulayan hiyerarşik yapılardır. Ehli küfür ve…