Mahmud Ef. Hz’nin Yüksek Ahlakı 2

Izmirli Hüseyin Avni Kansızoğlu hoca efendinin anlatımıyla: “Bir kere Efendi Hazretleri ile birlikte sohbete Beykoz’a gidiyorduk. Yolda Efendi Hazretlerine bir telefon geldi. Bir hoca hanım fetva soruyordu. Efendi Hazretleri ona hemen cevap vermedi “Hocalara danışalım cevabı veririz” dedi sonra benimle meseleyi konuştu ve O hoca hanıma cevabını verdi. Bakın burada bir hocanın ne kadar tevazulu olması gerektiğini bizlere bizzat yaşayarak gösterdi. Onda zerre kadar gurur kibir yok. Gerçek büyüklük bu tevazudadır. Rize’de İrfan abi diye bir ihvanımız var diyor ki “Ben genç idim. Rize müftüsü Yusuf Hoca Efendi bize ders veriyordu. O esnada Mahmud Efendi Hazretleri bazı ihvanı ile birlikte oraya geldi müsaade istedi içeriye girdi. Yusuf hoca efendiye Farsça bir beyit sordu. Yusuf Hoca Farsça beyitleri iyi bilirdi cevabını verdi. Efendi Hazretleri kemal-i ihtiramla selamlaşıp oradan ayrıldı. Ayrıldıktan sonra Rize müftüsü Yusuf hoca Efendi Hazretlerine hayranlığını gizleyemedi. Bizlere şöyle dedi “Bu adam çok büyük bir adam. Bakın ben sizin yanınızda başkasına bir şey sorup öğrenmekten utanır haya ederim. Mahmut Efendi Hazretleri ise hem de müridlerinin yanında gelebiliyor sorusunu sorabiliyor, bir mesele öğrenip çıkıp gidebiliyor.. Bu adam çok büyük bir adam..” Mahmut Efendi Hazretleri Sahabeler gibi Fetva sorumluluğunu üstlenmeyen biridir. Onun bir eşini görmüş değilim. Çok ince şeyleri hesap eder.”…

Çarşaf Her Mü’mine Hanıma Gereklidir

Çarşafın Kuran kıyafeti olduğu gerçeğini mantıkî delillerle ispat Özet: Allah kadınlara tesettürü emretmiştir. Bunda şüphe yok. Tesettür örtünme demektir. Şu halde bir kıyafet ne kadar çok örtücü olursa Allahın emrine o denli sarılmak olacaktır ki bu çarşaftır. Çünkü en çok örten kıyafet budur. Açıklama: Ahzab:59 ..ve müminlerin kadınlarına da söyle üzerlerine cilbab çeksinler.. Ahzab:53 ..ve Nebi eşlerinden bir şey soracağınız zaman perde arkasından sorun. Bu kalplerin temiz kalması için daha uygun.. Nur:60 evlenme ümidi kalmamış kocakarı da olsalar kadınlar iffetli davranıp dışarı kıyafetini kuşanmaları daha iyi olur.. Ahzap:33 Peygamber eşleri eğer takva olmak istiyorsanız.. dahi evlerinizde oturun önceki cahillik döneminde ki gibi süslenip sokağa çıkmayın Bu ayetler ekseninde Tesettürün varlığını herkes kabul ettiğine göre, şimdi mantık ve akıl konuşacak: Tesettür s-t-r kökünden gelir ve örtmek gizlemek demektir. Insanı başkalarının gözünden gizlemenin aracı 3 şeydir: ev, perde ve kıyafet. Burada konumuz 3.sü yani dışarı kıyafeti. Malumdur ki “örtme, örtücü olma” vasfında kıyafetler içinde en düşük olanları var ve en yüksek olanları var. En düşük olanlar üç çeşittir. 1) Tülden imal edilmiş transperan gibi şeffaf kıyafetler. Bunlar boydan olsalar da cesedi örtmez gösterir. 2) sterç gibi dar olanlar. Bunlar da cesede yapışır ve kadın fizikini belli eder örtmemiş olur. 3) Dekolte kıyafetler….

Güncellemeye Dair: El-Kavl-il Güncêl

Güncelleme.. yani bugüne uyarlama. Kadim İslam literatüründe karşılığı olmayan bu kelime bazı dînî ahkâmın zaman ve zemine göre yenilenmesi “Tecdid” veya “Teysir” şeklinde anlaşılabilir. Dinde güncelleme tarihi Vahyin İnişine kadar uzanır. Kuran aslında Tevrat Zebur ve İncilin güncellenmesidir. Kuran içinde de Allah bazı ayetleri ‘nesh’ edip yerine başkasını indirerek ilk güncelleme işini bizzat kendisi yapmıştır. Mesela namazlar 2 rekat farz iken 4 rekat olmaya güncellenmiştir. İçki serbest olmaktan haram olmaya güncellenmiştir. Her asırda yeniden yazılan Kuran Tefsirleri İslamı günün anlayış ve idrakine sunmak olup bir nevi güncellemedir. Her asrın başında gelen mücedditler dine karşmış bidatları ayıklamak ve unutulmuş sünnetleri ihya etmek suretiyle Din-i İslamı asli hüviyetine kavuşturarak güncelleme yaparlar. Burada müceddidin vazifesi Asr-ı saadette olanı aynen buraya aktarmak değil, O asırda olanı bugünün şartlarına uyarlamak, bugün yaşanabilir bir şekle dönüştürmektir. Keza Müctehitler yeni çıkan meselelerin hükümlerini yani güncel fetvaları vererek İslam Fıkhını güncellemektedir. Güncelleme Nerede Cari Olur Ümmetin alimlerine açık olan ahkam yenileme işi yalnız ictihada imkan tanınan hususlardadır. Hakkında Nass (Kesin Delil) olan hükümler ile taabbudi, illeti belirsiz hükümler asla yenilenme, güncelleme kabul etmez. Burası bizlerin reformistlerden ayrıldığımız noktadır. Reformistler islama yen bir form vermek isterken ayırım gözetmez. Onlara göre din ile ilgili herşey yenilenebilir! Doğrusu ise güncelleme Aslın…

Rabıta Tevhid-i Kıble-i Dildir

Rabıta; Gönül Kıblesini Birlemektir. Rabıta; Sureti, Allahı hatırlatan* bir salih zatı tahayyül ve tezekkür ederek Allah’ın feyzine nail olmak, bu tahayyül sayesinde o Salihi öyle bir sevmektir ki, sayesinde o mahmudun kalbinde olan marifetullah muhabbetullah takva ihlas gibi nice fazilet ve güzel ahlakı tahsil etmek, Onun kalbinden kendi kalbine aksettirmektir. Çünkü Halila minel kalbi ilel kalbi sebila *** A dostum kalpten kalbe yol var ha! Ey Rabıta amel-i salihini idrak edememiş zavallı kişi.. Sorarım sana : Namazını nasıl kılarsın ? Okuduklarının manasını düşünür müsün yoksa gafillerden misin? Eğer okuduklarının manasını namazda düşünerek kılıyorsan.. Veya atalarından böyle kılan varsa.. Oturuşlarda teşehhüd de okuyorsundur. Yani Ettehiyyatu’yü.. De şimdi bana “Esselamu aleyke eyyuhennebiyyu” “Ey peygamber sana selam olsun” derken tam o esnada zihnine/kalbine peygamber efendimizin sureti gelse.. Bu şirk midir?! Namaz Allah’a yöneliş.. Allah ile baş başa olmaktır.. Allah’ın önünde huzurunda durmaktır. Allah’la konuşurken ve yüz Allah’a dönük iken tam o anda “Ey peygamber” deyip nebinin suretini tahayyül etmek şirk olmak! gerekir sizin akılsız kafaya göre !? Öyle mi ?? Dikkat et namazdasın. Tam ibadet anı ve Allah ile başbaşa!? Bu halde iken peygamber sureti akla hayale gelince.. peygamber Allah ile aramıza girmiş oluyor mu, olmuyor mu ? Söyle ?? Namazda Allah’a ibadet…

Diyanet Takvimi mi Gözle Gözlem mi ?

Allahın Adıyla… Her Ramazan ayı tekrar eden tartışma: Süleymaniye Vakfı içinde yuvalanan basit ve küçük bir fırka belki adını duyurmak için koskoca Diyanete karşı çıkıyor, ve Diyanetin işin uzmanı bilim adamları ve gelişmiş teknolojiyle yaptığı İMSAK hesabının hatalı olduğunu iddia ediyor. Bunlar Kuran’ın oruç ile ilgili “Beyaz hayt ufukta siyah hayttan sizce belirgin oluncaya kadar sahurda yiyin” Ayetinde belirtilen ‘belirgin olma’ nın insan gözüyle görebilecek bir belirginliktir, dolayısıyla Diyanetin hesaba dayalı takviminde yazılan imsak saatinde o beyazlık gözle görülmediği için henüz imsak olmamıştır, gerçek imsak şu kadar saat daha geç başlamaktadır, dolayısıyla Diyanet millete fazladan oruç tutturmaktadır” diyorlar. SORU: Bizler bu konuda ne yapmalıyız kime itibar etmeliyiz ?   CEVAP: Tabi ki Diyaneti dinlemeliyiz. Diyanetin hesabı, takvimi Türkiye müslümanlarını dinen bağlayıcı tek unsurdur. Çünkü RAMAZAN, KURBAN, BAYRAM, HACC, CUMA NAMAZI, CİHAD gibi bütün toplumu ilgilendiren dini ve milli konularda o toplumun Müslüman idarecisi yetkilidir. Yetkilinin kararı hatalı bile olsa mutlaka uyulmalıdır. Türkiyede idare Hükümet tarzındadır ve Hükümet bu yetkisini DİYANET’E devretmiş olduğu için Müslümanların itaat etmek zorunda olduğu tek merci Diyanet olmuştur.  Allah Kuranda Müminlerin yolundan ayrılanı şiddetle kınar ve Cehennem ile tehdit eder. Misa:115   Peygamber efendimiz de cemaatten ayrılmayı katiyetle yasaklar, birlik içinde hareket edip başımızda olan mümin idareciye*…

Bebek 40’ı Uçurumak veya Kırkı Çıkmak

Allahın Adıyla.. “40 gün boyunca dışarı çıkarılmadan evde tutulan bebeğin ilk kırk gününü tamamlaması sonucu 40 banyosu yaptırılır suyun içine okunmuş 40 fasulye vs konur, suyu dökerken su aşağı bebek yukarı gibi sözler söylenir..” “Sonra Aile büyüklerine ve akraba dostlara ziyarete gidilir, uzak yere gidilirse çocuğun ömrü uzun olur.. Gidilen yerlerde yumurta un pirinç fasulye buğday mercimek gibi hediyeler verilir.. Eve gelecek misafirler için 40 sepeti hazırlanır.. Bunların her birisinin özel bir anlamı vardır.. Çocuğun yaşantısına tesir edeceğine bereket getireceğine inanılır..vs” Cevap: Yukarıda saydığım vb şeylerin hiç birisinin İslamda karşılığı yoktur. Doğrusu çocuğun kırkıncı günü ile 30. Günü arasında dinen bir fark yoktur. Şu var ki 40. gün çocuk 30a göre biraz daha büyümüştür, bir önemi yok. 40. Günün islam dini ile tek alakası; doğum yapmış annenin lohusalık müddeti en geç 40. günde biter. Eğer kan akışı daha önce kesilmiş olursa o zaman bitmiştir, 40 güne gerek kalmamıştır. Kan akmaya devam etse bile 40. gün dinen kadın lohusalık (nifas) müddetini tamamlamış, cima, namaz oruç Kuran tilaveti gibi ibadetlerden muaf olma durumu sona ermiş, yeniden namazla mükellef olmuştur eşiyle yakınlaşabilir. Dolayısıyla en geç 40. gün her lohusa gusul abdesti alıp Allahın huzuruna çıkmaya, namaz kılmaya başlayacaktır. Kadının özel hallerini açığa vurmak…

İSLAMDA NİŞAN VE NİKAH
Dini Hüküm , Fetva , Fıkıh , İslami hayat / 19 Mart 2017

İslamda evlilik üç aşamada gerçekleşir: 1)Taharri 2)H’ıtbe (nişan,söz) 3)Nikah 1)Taharri: daha ziyade erkeğin eş arama ve araştırma sürecidir. Buldum dediğinde ona nikah teklifi götürür. 2)Tarafların birbirine evlenme sözü vermesine h’ıtbe (söz,nişan) denir. 3)Şahitler huzurunda Evlilik aktinin yapılıp karşılıklı karı koca olmayı kabul merasimine de nikah denir 1) Eş arama sürecinde ‘kadına bakmak’ haramı damat adayına helal olur. Şafi mezhebinde aileye ve kıza belli etmeden gizlice kıza bakar. Hanefi mezhebinde meşru bir ortamda ailenin izniyle görüşürler. 2) Nişan dönemi adayların birbirini tam tanıma dönemidir. Ancak hala iki yabancıdır. Elini tutamaz, halvet edemez, birlikte yalnız gezemez. Hacet anında meşru ortamda anlaşmak tanışmak için konuşabilir. Sevmek sevdirmek eğlenmek için değil. Nişan süresi içinde nikah kıyamaz. Kıyarsa nişan bitmiştir, Evlilik olmuştur. Nişan gizli, daha özel ortamda, nikah (düğün) ise alenen, açık ortamda olmalıdır. O yüzden düğün davetiyeleri üzerine gelinin adını yazmalıdır. 3) Nikah için hanefide kızın velisinin izni şart değil. Reşit kız kendini evlendirebilir. Şafi maliki hambeli mezheplerinde kızın velisi ancak kızı evlendirebilir. Velinin izni dışında yapılan nikah geçersizdir. isa erdoğan

Yılbaşı / NOEL Kutlamak ŞİRKTİR

Tek Olan ALLAH’ın Adıyla Gün biter bir gün başlar.. Ay biter bir ay başlar.. Bunlar ne kadar sıradan ise, Bir yılın bitip bir yılın başlaması da öyle sıradandır.. Avrupalı kafirler de bilir takvimin değişmesinden ibaret bir yıl sonunun veya başlangıcının kutlamaya değer bir şey olmadığını.. Peki onlar neyi kutluyor öyle ise!? “Batı-L Tanrının(!) Doğum Gününü” Tam anlamıyla ettikleri şey, yedikleri halt budur ! Elleriyle yontup diktikleri sonra taptıkları putlarına düzenledikleri bir ayindir yılbaşı. “Hoşgeldin Ayini” Yemek yiyip helaya giden, kandan etten yaratılmış bir beşeri ilahlaştırdılar! sonra da ona bir doğum günü uydurdular..! Batılı muhalif kafirlerin dahi eleştirdiği duruma düştüler “TANRININ DOĞUM GÜNÜ” Başlığı ile kitaplar yazıldı.. Avrupalı dinsizlerin “TANRI SİZİ DEĞİL SİZ TANRIYI YARATTINIZ” derken kastettikleri tanrı işte her yılbaşında doğum günü kutlanan sahte tanrıdır..! Ey iman ehli ! Ne kadar yüz buruşturucu, nefret ettirici bir konu değil mi..!? Çünkü anlatılan şeyler islamda net ifadesiyle aynen ŞİRK tir. Ve açıkça en irisinden.. Affı asla olmayacak, kişiyi ebediyyen Cehenneme sokacak cinsten ŞİRK-i CELİ ! Artık muhtevası böylesi küfür, zulüm, Allaha isyan ve başkaldırı olan Yılbaşını kutlamak, hediyeleşmek, tebrik kartı mesaji atmak.. Ne manaya geliyor, Kişiyi hangi vartalara sokup sokup çıkarıyor anlamalı ve anlatmalı.. “Sana (Kuran gibi) ilim geldikten sonra hala o…

SATRANÇ FETVASI ÜZERİNE

Cubbeli Ahmet Mahmut hocaefendi satranç dama ve tavla hakkında kitabın hükmünü ilan etti. Caiz değil günahtır’ dedi. Hocanın bu fetvası büyük yankı uyandırdı. Ehli heva fasıkların dünyasında zelzele etkisi yaptı.. Bunun için Allaha hamd ediyorum. Dün ne kadar bağırsa sesini kimsenin işitmediği dinlemediği gerçek İslam alimleri bugün fısıltı ile bir beyanda bulunsalar yedi düvelde sesleri yankılanıyor.. Ortalık inliyor.. HANGİ GÜNDEM ? “Satranç dama tavla oynamak haram” konusu bugün ocak 2017 Türkiye gündeminden uzak bir konu imiş.. Bazıları hocaefendiyi bununla tenkit etmişler.. Soruyorum, Türkiye gündemini kim belirlemeli? Kimlerin oluşturduğu gündemlerle meşgul olmak istersiniz?? Terör eylemi yapan düşmanlarımız mı? Devamlı kuyumuzu kazan avrupa amerika mı? Yoksa onların içimizdeki uzantıları, yalancı basın ihanet medyaları mı ? Dahili düşman gibi hareket Gezi zekalı marjinal güruhlar mı? Türkiye gündemi dediğiniz konular genelde bunların oluşturduğu ve ne dünyaya ne de ahirete faydası olmayan konulardır. Bütün bunların karşısında vatanperever hakşinas takva bir alimin bir fetvası müslüman Türkiyenin gündemi olmaya elbette daha layıktır. Gündem dışı imiş !? Bak ki sen bir konuya.. eğer herkes onu konuşuyorsa, her kanalda, sitede hatta devlet ricali nezdinde mevzu bahis ediliyorsa, demek ki o konu kamuyonun ilgilendiği gayet aktüel, gayet güncel bir konudur. Denilidği gibi gündem dışı olsaydı kimse ilgilenmez konuşulmaz ve söner…

İslamda Ticaret Kuralları

_ Satılan mal kendine ait olmak (borcu ödenmemiş malı satamaz) _ İslama göre satılabilir nesne olmak (organ, kan, domuz, insan olmaz) _ Mal satıcının elinde mevcut olmak (önce satış yapıp sonra mal tedarikine gidemez) _ Satış akti bir meclis içinde olmak _ Malın fiyatı satış anında belirli olmak _ Satıştan sonra mal veya fiyata değişiklik yapmamak _ Kusurlu malın kusurunu bildirmek, bilinmeyen bir kusurdan ötürü iadeyi kabul etmek. _ Yalan söylememek, olmayan vasfıyla malı övmemek. _ Müşteriyi aldatmamak, bilgisizliğinden yararlanmak suretiyle aşırı fiyattan satmamak Görüldüğü üzere malın satışı için belli bir kar oranı tayin edilmiş değildir. yuzde 100 kar ile de satabilir yeter ki müşteriyi aldatmıyor, bilgisizliğini kullanmıyor olsun. Yani sattığı fiyat piyasada makul bir fiyat ise caizdir yüzde yüz de olsa.

Muhtelif Konular: Satranç, Piyango

S A T R A N Ç Hazreti Ali satranç oynayan kişiler gördü. Şöyle dedi: “Nedir bu tapınıp durduğunuz heykeller !?” (Enbiya:52’den iktibas etti) Piyango bileti almak, para çıkarsa kullanmak caiz mi ? Cevap: Kuranın açık ifadesiyle *kumar haram*dır. Kumar nedir? İştirakçilerin ortaya bir meblağ koyması sonrası bu meblağın tamamını/bir kısmını bir oyun[1], kura[2], veya bahis[3] aracılığı ile bir veya birkaç kişinin almasıdır. 1; okey tavla dama iskambil rulet maç vb gibi 2; piyango, kazıkazan vb gibi 3; ganyan, loto vb gibi Bu üç çeşit fiillerin hepsi de kumardır ve kumar katiyetle haramdır büyük günahtır. Dolayısıyla piyango bileti almak satmak çıkınca parayı kullanmak haramdır. (*) Kumarı oynamak oynatmak para vermek almak satmak mekan tahsis etmek oynayanı onaylamak taraf olmak çıkmasını tenenni etmek çıkmış olunca sevinmek başkası için sevinmek ‘iyiki buna çıktı fakir idi’ demek, kendine çıkmış olsa parayı kullanmak.. Bunların hepsi haramdır zira ya günahı işlemek var ya da işleyene razı olma var.. “Günaha rıza günahtır” [*]”Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan isi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz.” Maide:90 Soru: “Piyango çekilişinde ikramiye bana çıkarsa o parayla Cami yaptıracağım” diyenin durumu nedir ? Cami yaptırması caiz midir ? Cevap: Bu laf Allaha…