Allah Cehennemlik Kulları Neden Yarattı?

Çocuklar sınıfta Din dersi öğretmenine sormuşlar “Allah kulların cehenneme gideceğini bildiği halde neden yarattı? Cevap Soruyu soran Allahı Cennet ve Cehennemi bildiğine göre inançlı müslüman. Öyle ise ayetler ekseninde konuşalım ki cevap kesin ve net olsun. 1) Mülk Allahın. O mülkünde dilediği gibi tasarruf eder. Kimse Onu sorgulayamaz, O herkesi sorgulayacak. Enbiya:23 2) Yüce Allah Ben arzda halife yaratacağım” deyince, Melekler “sen bozgunculuk yapacak kan dönecek (cehennemlik) kimseler mi yaratacaksın?” demişler, Allah ise “Ben sizin bilmediğinizi bilirim” buyurmuş ve kulları itirazsız teslim olmaya çağırmıştır. Bakara:30 Çünkü Allah Alîmdir Hakîmdir. Ne yaparsa doğru ve yerli yerindedir. 3) Allah kullarını cehenneme girsinler için yaratmadı. Öyle olsaydı onları doğrudan cehenneme sokardı. Ama hayır, önce dünyaya gönderiyor, Akıl kitap rasul şeriat veriyor.. Cenneti kazanma fırsat ve imkanı veriyor.. Ancak istemeyeni “ben cehennemi tercih ediyorum” diyeni cehenneme gönderiyor. Bu durumda suçlu ve zalim olan kuldur. Yunus:44 4) Allah her doğan kişiyi islâm kabiliyeti üzere imana meyilli yaratmıştır. Kendisini tüm Ruhlara tanıtımış, varlığına birliğine şahit tutmuştur. Araf:172 Bununla yetinmemiş ona yol gösterici peygamberler göndermiştir. Ve her insan için bir cehennem ve bir cennet yaratmıştır (Buhari) Bütün bunlara karşı inkar ve isyana sapıp bile bile cehenneme gidenler ancak kendini kınamalıdır. 5) Allah isteseydi herkes zorunlu olarak iman…

Sahte Mehdiyi Yıkmak İsterken, Dîni Temelden Yıkmak!

Özet : Diyanet ve İlahiyat : insanımızı bozuk akımlardan sahte mehdilerden korumak görevimiz. Bunun için islamda mehdi nehdi yok diyeceğiz. _Ama sahih hadislerde var ? _O zaman o hadisleri de inkar ederiz. Akla ve bilime uymuyor çünkü ! _Bu durumda akıl ve bilim sizin din tespit ölçünüz. Bu ölçü ile hareket edecek nesiller dini her türlü şekle sokarlar, kırparlar yontarlar ve ortada ne Din kalır ne Diyanet.  Böylece kendi bindiğiniz dalı kesmiş olursunuz. “Gençleri bozuk akımlara kapılmaktan nasıl koruyabiliriz” konusunda Diyanet İşleri bir çalışma yapmış ve bir rapor yayınlanmış. Raporda dikkatimi çeken husus, gençlerin Adnan Oktar gibi “ben mehdiyim” diyen kişilere ilgi duyduğunu tespit etmiş, çözüm olarak da gençlere “İslam dininde kişilerin bir mehdi arama ve tabi olma gerekliliği olmadığını öğretmek” olacağını ifade etmişler. Yani kısaca “Mehdi inancını yıkmalıyız!” demişler. Mehdî inancını yıkmak gerçekten çözüm müdür ? Yoksa Din hayatında daha büyük yeni sorunlar üretmek midir ? Bizce asla çözüm değil. Çözüm olmadığı bir kere şuradan belli; Bakınız Türkiye ilahiyatçıları otuz kırk yıldır “Mehdi beklemeyin gelmeyecek” derler ve ancak “gelecek” inancı canlı bir şeklide varlığını korur ve işte “mehti benim” diye ortaya çıkan herhangi bir şarlatan yığınla insanımızı alır arkasından sürükler gider.. İslamın ana kaynaklarında açıkça Mehdi gelecek yazılı iken…

Demokrasi Şehidi !?

Bu ifade dini bir tabir değildir. Ahiret makamı hiç değildir. Türkiyede yaygınlaşan resmi bir ifade, dünyalık bir rütbedir. Türkiye literatüründe ‘şehit’ görevi başında öldürülen kişiye denmektedir. Haber peşinde ölen muhabire “Basın şehidi” dedikleri gibi. Bu açıdan “demokrasi şehidi” demokrasiyi koruma uğrunda vurularak ölmüş kişi olmuş oluyor. Çünkü darbeler, demokrasiye yani seçilmiş hükümete, halkın irade ve idaresine yapılan saldırı kabul edilir. Darbeye karşı koyan halk da kendi seçtiği idarecileri, yani halkın iradesini.. dolayısıyla demokrasiyi korumuş oluyor. Bu uğurda ölenler de bu zaviyeden bakınca resmen demokrasi şehidi olmuş oluyor. Doğrusu insanların ölen bir kişi hakkında ne dedikleri, ona ne tür bir isim bir rütbe taktıkları pek de önemli değil. Çünkü kişilerin gerçek niyetlerini Allah bilir ve gerçek rütbe ve makamları Allah nezdinde sabittir. Nice “boşuna öldü gitti” denilenler şehit.. ve nice ‘şehit’ zannedilenler de boşu boşuna ölmüş olabilir. İslamda Şehit “Allah yolunda” Allahın adını yüceltmek için katledilen kişidir. Evinden çıkan kişilerin hangisi Allah için çıkıyor, hangisi nefis şöhret dünya için çıkıyor biz bilemeyiz. Ancak niyeti hayatı sireti daima Allah yolunda yürümek olan takva müslümanlar nerede ne şekilde ölürse ölsünler şehit olurlar. Bunlar vatanı müdafaa, milleti namusu, hatta malı koruma uğrunda bile can feda etseler hakiki “şehit” olurlar. Çünkü zaten Allah yolunda hayat…

Allah’ın Hidayeti Adil Midir !

Allah Hidayetini Eşit Dağıtıyor Mu ? Soru: Islam toplumu içinde müslüman anne babadan doğmuş bir insan tabiatıyla müslüman dindar olacak ve cennete gidecektir. Buna karşılık imansız bir toplum içinde kafir anne baba elinde dünyaya gelmiş biri de haliyle kâfir olacak ve cehenneme gidecektir.. Bu adil midir ? Cevap: Bu soru hakiki müminlerin sorusu değil çünkü mümin Rabbisine hüsnü zan eder ve Allahın merhamet ve adaletinden şüphe etmez. Ancak müminlerin imanına vesvese verenlerin attığı bu sorunun da cevabı var. 7 madde halinde cevap vereceğiz. #i_er 1) Evet Allah adildir zerre miktarı zulüm ve haksızlık etmez. [Nisa:40] Bu soruyu sormayı gerektiren şey kulda ki acıma, merhamet duygusu. Kulun merhameti Allahın merhametinin yüzde birinin yüz milyarda biri bile değil..(*) Sendeki bu mikro seviyedeki merhamet ve adalet hissi eğer bir insanın haksız yere ateşe girmesine müsade etmiyorsa, bil ki mutlak adalet ve merhametin sahibi Allah asla haksız yere azap etmez. 2) Allahın bir ismi El Hak dolayısıyla ne yaparsa haklıdır. Ehli Sünnet (hak islam inancı) na göre Allah said kulu cehenneme koyabilir; adaletiyle. Yani cehenneme koydu ise mutkaka hak etmiştir. Şaki kulu ise Cennetine alabilir; fazlı keremi ile. Yani hak etmemiş olsa bile. Bu kayırma ve fazladan ikram diğerine haksızlık değildir. Örneğin: Sana yanlış…

Putlar Yıkılacak Allah Tektir Tek Kalacak

بسم الله الرحمن الرحيم Sevilmeye layık tek varlık Yüce Allah. Ona olan sevgimiz zatîdir. Onun dışındaki bütün sevgiler arazî ve sıfatîdir. Yani Allah Allah olduğu için sevilir şu veya bu sıfatından, özelliğinden dolayı değil. Nimet fazilet ikram vermesinden dolayı da değil.. Buna tasavvufta ‘muhabbeti zatiye’ denilir. Böylesi bir muhabbet Ancak Allah’a lâyıktır. Onun dışındakiler ise ancak Allah’tan ötürü, Allah yolunda, Allah için sevilir. Peygamber bile olsa böyledir. “ALLAHI seversiniz beni de Allah için seversiniz Ehli Beytimi ise benden ötürü seversiniz.” Hadis-i şerif Ancak esefle müşahede ediyoruz ki bazı insanlar birilerini Allah sever gibi sevmektedirler. Bu sevilen kişi bazen bir kadın, bir artist, bir şarkıcı, bir futbolcu bir siyasetçi olurken bazen de bir din adamı olabiliyor.. “İnsanlardan kimleri Allah’tan başka şeyleri Ona eş tutuyorlar da onları Allah sever gibi seviyorlar..” Bakara:165 Bu ayet bu tür aşkın sevgileri yerer haram eder. Çünkü bu derece zati bir sevgiyle sevilen, kim olursa olsun hatta bir peygamber bile olsa o kişinin kalbinde bir put olmuştur. Işte Meryem oğlu İsa’nın hıristiyanlar yanında durmu.. Zati sevgiler kullar için haramdır. Çünkü zati sevgi kusura kördür sevgilide hata yanlış göstermez. O kişi en büyük hataları bile yapsa kabule sebep olur ve yoldan çıkarır. Işte F. Gülen örneği.. Ancak Yüce Allah…

Rabıta Tevhid-i Kıble-i Dildir

Rabıta; Gönül Kıblesini Birlemektir. Rabıta; Sureti, Allahı hatırlatan* bir salih zatı tahayyül ve tezekkür ederek Allah’ın feyzine nail olmak, bu tahayyül sayesinde o Salihi öyle bir sevmektir ki, sayesinde o mahmudun kalbinde olan marifetullah muhabbetullah takva ihlas gibi nice fazilet ve güzel ahlakı tahsil etmek, Onun kalbinden kendi kalbine aksettirmektir. Çünkü Halila minel kalbi ilel kalbi sebila *** A dostum kalpten kalbe yol var ha! Ey Rabıta amel-i salihini idrak edememiş zavallı kişi.. Sorarım sana : Namazını nasıl kılarsın ? Okuduklarının manasını düşünür müsün yoksa gafillerden misin? Eğer okuduklarının manasını namazda düşünerek kılıyorsan.. Veya atalarından böyle kılan varsa.. Oturuşlarda teşehhüd de okuyorsundur. Yani Ettehiyyatu’yü.. De şimdi bana “Esselamu aleyke eyyuhennebiyyu” “Ey peygamber sana selam olsun” derken tam o esnada zihnine/kalbine peygamber efendimizin sureti gelse.. Bu şirk midir?! Namaz Allah’a yöneliş.. Allah ile baş başa olmaktır.. Allah’ın önünde huzurunda durmaktır. Allah’la konuşurken ve yüz Allah’a dönük iken tam o anda “Ey peygamber” deyip nebinin suretini tahayyül etmek şirk olmak! gerekir sizin akılsız kafaya göre !? Öyle mi ?? Dikkat et namazdasın. Tam ibadet anı ve Allah ile başbaşa!? Bu halde iken peygamber sureti akla hayale gelince.. peygamber Allah ile aramıza girmiş oluyor mu, olmuyor mu ? Söyle ?? Namazda Allah’a ibadet…

Adalet İstiyorlarmış.. Hangi Adalet !?
İslam İnancı , Türkiye Gündemi / 23 Haziran 2017

Bende Adalet istiyorum. Nasıl istemem.. ‘El-Adl’ Allahın ismi ‘Adil’ Peygamberimizin adı ve vasfı iken ? Adalet Allahın fiilleri içinde Kuranda en çok vurgulanan olgu.. Adalet, Allahın biz inanan kullarından koşulsuz isteği.. hatta düşmanlarımıza karşı bile. “Bir kavme olan düşmanlığınız sizi adaletsizliğe sevk etmesin.. Adil olun, bu takvaya daha yakındır” “Allah zerre ağırlığınca adaletsizlik etmez”   Hadisi şerif: Allahın gölgeliğinden başka gölge olmayan Ahiret gününde o gölge (emniyet şemsiyesi) altına girecek 7 zümrenin birincisi: Adaletli imam (devlet reisi)   Adaletin zıddı zulümdür. Zulüm nerede olsa, kim tarafından olsa asla tasvip edilemez. Zulüm edene Kuranın verdiği isim “zalim”. “Allah zalimleri sevmez.” “Allah zalimleri yola almaz.” “Allahın laneti zalimler üzerine..” “Zalimleri helak edeceğiz” “zalimlerin ancak hüsranını artıracağız.” “zalimleri Cehennemde diz üstü terk edeceğiz” “zalimlere o günde mazeretleri fayda vermeyecek ve onlara lanet ve kötü yurt onlara.” “Dikkat kesilin, zalimlere kalıcı bir azap var” “zalimler birbirinin dostudur Allah ise takva ehlinin velisi dostudur”   Allahın dini adalet ve adaletsizliğe bu kadar önem vermiş iken biz Müslümanların ADALET çağrıları karşısında kayıtsız kalmamız düşünülemez. Ancak sorun şu :   Adalet nedir ?   Önce adaletin tanımında uzlaşalım ki kimin ne dediği, ne istediği bilinsin garazlar belli olsun. Adalet: haklıya hakkını vermektir. Zulüm (adaletsizlik) ise: Hakkı yerine…

İmamın Sakal-ı Şerif ile İmtihanı

İmamın Sakal-ı Şerif ile İmtihanı 1991-92 yıllarında Yozgatta Milli görüşe ait bir yurtta yatılı okurken yurt müdürümüz Necmettin Şahiner, daha önceleri de imam hatiplerde müdürlük yapmış, öncesinde ise Konya’da imamlık yapmış bir amcamız, şöyle anlattı: “Konya’da imam iken bir Kadir Gecesi’nde bizim de camimizde var olan Sakal-ı Şerif ziyareti yaptırdık, kırk bohça içerisinde sarılmış olan sakalı çözdük ve ziyaretler yapıldı insanlar sırayla öptüler kokladılar baktılar ve yeniden salavatlar eşliğinde birer birer bağladık sardık sarmaladık.. Sakalı Şerifi ben böyle sararken birden içime bir kuşku düştü “bu gerçekten Peygamberimizin sakalı mı!?” diye bir şüphe duymaya başladım dedim ki “ben bunu mutlaka sınayacağım, Eğer gerçekten Peygamberin sakalı ise bu yanmaz, çünkü Rasulullahın vucudu ateşe haramdır.. bu sayede o sakal teli gerçek mi bilmiş oluruz. Ama eğer yanarsa demek ki onun sakalı değil benim gibi sıradan birinin sakal teli.. zarar yok yerine başkasını koruz..” Herkes gidip cami boşalınca kapıları kilitledim ve sandukayı önüme koydum o kırk bohçayı teker teker çözdüm ve şişe içinde sakal telini çıkardım elime aldım Bir çakmak çıkardım ve çakmağı yaktım ve o sakal teline yaklaştırdım.. ateşi telin altına getirdim.. gördüklerime inanamadım. Aman Allahım o sakal teli yanmıyordu hayretler içinde kaldım. tel ateşin içinde kalıyor ama yine de yanmıyordu.. Kendi sakalımdan…

Hz Muhammed Aleyhisselamın Cenazesi

Allah Rasulüne, salat ve selam ebediyyen üzerine olsun.. Onun üzerinden İslama hakaret etmek isteyen kafirlerin tezviratından bir kesit : “Cenazesinde sadece 17 kişi varmış..” Bu lakırdı ile güya ‘Ölünce kimse onu önemsememiş!’ demeye getiriyorlar. Müslümanların O peygamberi zi Şaanı ne kadar önemsediğini görmek için Medine’den yapılan canlı yayınlara bakmaları yeterli.. Kabri şerifi, cennet bahçesi, Ravzası Kabe kadar kalabalık ve izdiham var.. Her an milyonlarca ümmetleri yanı başında nöbette “vur dese vurmaya, öl dese ölmeye hazır asker.. Kafirleri kudurtan, öfkeden geberecek duruma sokan da bu manzara.. Bunun için bu sevgiyi bozmak, bu bağlılığı kırmak için O peygamberi ve getirdiği Din-i Mübin-i İslamı karalamak için ellerinden geleni yaparlar.. bedbahtlar Bunlara kulak vermemeli.. Lakırdılarını dinlememeli Onlar sizin Kuranınızı Hadislerinizi dinlemezler.. Doğrusu: Bir peygamber nerede vefat ederse o yer dünyanın en mübarek, en kutlu yeridir. Peygamberin mübarek naaşı oradan bir karış dahi oynatılmaz. Peygambere layık bu hurmet ve ihtiram çerçevesinde Rasulullahın bütün ğasil tekfin techiz ve defin işleri vefat ettiği Ayşe annemizin daracık hücresinde yapıldı.. Sahabeler sırayla girip cenaze namazını kılma bahdiyarlğına erdiler. Büyüğü küçüğü, erkeği kadını, yaşlısı genci bütün Ashabı kiram sırayla odaya girip Rasulullahın cenazesini kıldılar Sonra da bütün Melaike-i kiram hazeratı kat kat semalardan indiler o Peygamberi zi şanın cenaze namazından…

Neden Allaha İman ?

Allahın Yüce Adıyla.. 1. En başından başlayalım. Allah her şeyi yarattı ya Onu kim yarattı !? cevap: O yaratılmadı, kimseden doğmadı kimseyi de doğurmadı. Onun varlığı daimidir o ezelden beri vardır. varlığının bir başlangıcı yoktur, varlığın (evrenin) başlangıcı Odur. 2. soru: sonsuz zaman olamaz, sonsuz zaman zamansızlık demektir bu da yokluk demek olur. cevap: Allah üzerinden zaman geçmez. Çünkü zaman varlık maddesinin iki değişik hali arasında takdir edilen izafi bir değerdir. Zaman ve değişkenlik birbirinden ayrılmaz iki öğedir. Allahın zatı ise hiç bir değişikliğe maruz kalmadığı için üzerinden zaman geçmez. Bu durumda o sonsuz geçmiş zaman içinde vardı” sözü anlamsızdır. çünkü sonsuz geçmiş zaman yoktur. Doğrusu O zamandan bağımsız olarak vardır ve varlığının başlangıcı yoktur. 3. O Neden yaratılmış olamaz ? Cevap: Çünkü Onun yaratılmış olma ihtimali iki şekilde olacaktır ; a) Birisi Onu var etmiş olarak! b) kendiliğinde oluşmuş olarak! şık a) Bir ilahı başka bir ilah var etmiş olsa.. yaratılan ilah olamaz. Bu şık iptal oldu. şık b) Onun varlığı zaman içinde kendiliğinden oluşmuş olsa, bu ‘kendi kendine sebepsiz var olmak’ gibi saçma bir iddia olur. Bir şey kendi kendine var olamaz. Olmuş olsa sürekli yeni şeylerin oluşması gerekirdi.. varlık ile yokluk birbirine karışırdı. Sonuç: Allahın varlığı hakkında…

İslami Cemaatler ve ilâ-i Kelimetullah

Hocalık en çok kazandıran meslektir, hocalık en çok kaybettiren meslektir Hocalık en çok kazandırır çünkü peygamber mesleğidir Hocalık en çok kaybettirir çünkü siyasetçinin düşmanı ve rakibi siyasetçi, esnafın rakibi esnaf, hocanın rakibi ise yine bir hocadır. Eğer o hoca bundan daha hakkaniyetli Allah katında daha faziletli ise..!? Vay bunun haline.. Hoca Allahın adamıdır Hakkın temsilcisidir. Hocaya düşmanlık hakka düşmanlıktır, bu ise kişiyi batıl eder, şeytanın safına getirir. İslami cemaatler hakkında Sorarlar filancaları nasıl bilirsiniz..? Bizim tarzımız ve uslübümüz şudur; Bir cemaatin lideri Ehli Sünnet ise o cemaatin bütün islami faalyetlerini kalben fiilen destekleriz. Her yere her kişiye ulaşmamız mümkün değil. Bu kalbi ve lisani destek sayesinde haricimizde bir çok noktada icra edilen dini hizmetlere ortak olmuş oluruz. Özellikle bizim hocalarımız.. Var olsun sende 50 talebe, diğer hocanın 500, öbürünün 5000 talebesi. Bazen arada kıskançlıklar olduğu görülebiliyor.. Halbuki kıskanacak haset edecek hiç bir şey yok. Kalben lisanen fiilen o hocaları destekle, 5 bin 5 yüz talebeyi sen okutuyor gibi sevap alırsın. Hem sen Allah adamlarını desteklersen Allah da seni destekler, muvaffak olmanın yolu budur. Sonra Ahiret işleri dünyaya benzemez. Dünya imkanları dar ve kısıtlıdır, dünyalık koltuk makam bir tanedir, biri oturdu mu diğerine düşmez o yüzden haset ederler, birbirlerine çelme takarlar…..

Yılbaşı / NOEL Kutlamak ŞİRKTİR

Tek Olan ALLAH’ın Adıyla Gün biter bir gün başlar.. Ay biter bir ay başlar.. Bunlar ne kadar sıradan ise, Bir yılın bitip bir yılın başlaması da öyle sıradandır.. Avrupalı kafirler de bilir takvimin değişmesinden ibaret bir yıl sonunun veya başlangıcının kutlamaya değer bir şey olmadığını.. Peki onlar neyi kutluyor öyle ise!? “Batı-L Tanrının(!) Doğum Gününü” Tam anlamıyla ettikleri şey, yedikleri halt budur ! Elleriyle yontup diktikleri sonra taptıkları putlarına düzenledikleri bir ayindir yılbaşı. “Hoşgeldin Ayini” Yemek yiyip helaya giden, kandan etten yaratılmış bir beşeri ilahlaştırdılar! sonra da ona bir doğum günü uydurdular..! Batılı muhalif kafirlerin dahi eleştirdiği duruma düştüler “TANRININ DOĞUM GÜNÜ” Başlığı ile kitaplar yazıldı.. Avrupalı dinsizlerin “TANRI SİZİ DEĞİL SİZ TANRIYI YARATTINIZ” derken kastettikleri tanrı işte her yılbaşında doğum günü kutlanan sahte tanrıdır..! Ey iman ehli ! Ne kadar yüz buruşturucu, nefret ettirici bir konu değil mi..!? Çünkü anlatılan şeyler islamda net ifadesiyle aynen ŞİRK tir. Ve açıkça en irisinden.. Affı asla olmayacak, kişiyi ebediyyen Cehenneme sokacak cinsten ŞİRK-i CELİ ! Artık muhtevası böylesi küfür, zulüm, Allaha isyan ve başkaldırı olan Yılbaşını kutlamak, hediyeleşmek, tebrik kartı mesaji atmak.. Ne manaya geliyor, Kişiyi hangi vartalara sokup sokup çıkarıyor anlamalı ve anlatmalı.. “Sana (Kuran gibi) ilim geldikten sonra hala o…

KURANI ANLAMAK KOLAY MI ?

“Biz bu Kuranı arabi lisan ile inzal ettik ta ki akledesiniz/anlayasınız” [Yusuf:2] “Elbette Kuranı kolay/müyesser kıldık, artık var mı -okuyup- düşünen” [Kamer:17,22,32,40]   Ayetlerini göstererek “Kuranı herkes anlayabilir neden müctehit olmak lazımmış! neden ilim tahsil etmek lazımmış!” diyen cahil çocuklara küçük bir ders:   Kuran ayetleri 4 kısımda mütalaa edilir. İlk 3 kısmını evet herkes anlayabilir, hatta okuyup anlamalıdır. Ancak 4. kısım ayetlere gelince.. O ayetleri ancak derin ilim sahipleri anlayabilir (er Rasih’un fil ilim [3:7]). İlmi olmayanlar ise asla cür’et etmemeli. Herkesin az bir arapça ile anlayabileceği kısımdan olan ayetler şunlardır:   1) İman Esaslarını, sahih islam itikadını, Tevhidi, kıyameti, haşri, hesabı bildiren ayetler. Bu ayetleri orta seviyede ARAPÇA BİLEN herkes anlayabilir.   Bu kısım ayetlerden anlayacağı şey: Allah birdir, eşi benzeri yoktur, O doğmamış doğurulmamış, bilir işitir görür her şeye gücü yeter.. Öldükten sonra insanları yeniden diriltecek hesaba çekecek, iman ehli Cennete, kafirler ve günahı çok olanlar Cehenneme girecek.   2) Vaaz ve nasihat, (zikir) kabilinden olan ayetler, peygamber kıssaları, geçmiş ümmetlerin hikayeleri bu sınıftadır. Bunları da az arapça bilen anlayabilir.   Burada şunu anlayacak “Allah’a isyan eden helak olur, itaat eden dünya ahiret mesud, bahdiyar olur” bu sayede okuyucu isyandan ve günahtan çekinir, ibadet ve takvaya yönelir.  …

Süleyman Efendi Cemaati’ni Müdafaa

Dinsizhaber.kom sitesinde ‘Süleymancılar’ başlıklı bir yazı çıktı. Batından çıkmış gibi kokan, adi bir yazı. Laik dinsiz güruhun FETÖ bahanesiyle bütün cemaatleri bitirmeye tam da heves ettiği şu kritik zamanda, dinsizlik ekmeğine sürülmüş yağ gibi vıcık vıcık bir yazı. Cemaat terbiyesinden mahrum kalmış yazar dini cemaatlere karşı taşıdığı içindeki kin ve nefretini dışa vurmuş. Bakıyorsun Müslüman geçinen bazı zavallılar da mal bulmuş şey gibi yazının üzerine atlamışlar. Bugün müslümanlar olarak İslama ve ehline her zamankinden daha çok sahip çıkmak zorundayız. Hataların üstünü kapatıp, affedip iyi tarafları göremeli ve asla düşmana fırsat vermemeliyiz zira oynan oyun çok büyük.   Yazı müsveddesini okudum tahlil ettim   Adı geçen cemaat/tarikat hakkında yapılan tenkitler eleştiriler içinde en önemli, kaale alıncak “ümmetin yanında yer almadılar” denilen kısmı. Ümmetin yanında yer almayan dini bir cemaat evet hepimizi kızdırır küstürür. Ama bakalım öyle mi !? Eee nasıl yer almamışlar Ümmetin yanında ? “AKP ye oy vermemişler de ANAPa MHP’ye vermişler!”   Yahu yıllardır Saadetçiler AKP seçmenine aynı şeyi söylemiyor mu ? Milli Görüşe oy vermediniz AKP’ye verdiniz, fasık oldunuz! hain oldunuz! demiyorlar mı !?   Siyasi parti ne zamandır dinin kendisi oldu !?   “Düzen laik demokratik düzen. Hakimiyet Allah’ın elinde alınmış! Hangi partiyi seçersen seç Şeriat harici bir zihniyeti…