Kader ve İsra 13

İsra 13. Ayetin Doğru Tefsiri ve Sapığın İftirasına Cevap  وَكُلَّ إِنْسَانٍ أَلْزَمْنَاهُ طَائِرَهُ فِي عُنُقِهِ﴾ إسراء ١٣ ﴿ Diyanet Işleri meali: Her insanın boynuna işlediklerini dolarız ve kıyamet günü açılmış bulacağı Kitap’ı önüne çıkarırız. Elmalili Hamdi Yazîr meali: Her insanın amel defterini boynuna doladık, kıyamet günü açılmış bulacağı kitabı önüne çıkarırız. Ehli Sünnet vel Cemaat Ana tefsirler bu ayete iki türlü mana verdiler : 1) Her insana, yaptığı amellerini boynuna bağladık. Kıyamet günü açılmış (okunaklı) bir kitap olarak onun için çıkaracağız.” Bu tefsire göre (طائر) ifadesi ameller manasına gelir. Aslında “tair” kuş demek. Ve kuşun uçup gittiği gibi kişinin amelleri maziye uçup gider. Allah bunların boşlukta kaybolmadığını, zabt ve kayıt altına alınıp kişinin boyununa dolandığını haber vermiştir. 2) Diğer Ehli Sünnet tefsire göre ayetin manası: “Her insanı boyunundan kaderine bağladık..” Bu tefsire göre (طائر) kelimesi kader demektir ve kişi kaderine boynundan bağlıdır onun ne gerisine ne de ilerisine geçemez. Bu manayı verenler Allah Rasulü sallallahu aleyhi vesellem’in bir hadisine dayanır: “Her doğanın boynunda asılı bir kağıt vardır, şaki midir said midir yazılıdır” [ عن مجاهد، في قوله ﴿وَكُلَّ إِنْسَانٍ أَلْزَمْنَاهُ طَائِرَهُ فِي عُنُقِهِ﴾ قال: ما من مولود يولد إلا وفي عنقه ورقة مكتوب فيها شقيّ أو سعيد. قال: وسمعته يقول: أولئك ينالهم…

Arapça Öğrenmek Bu Kadar Zor Değildi

Türkiye’de benim tespit ettiğim üç dört çeşit Arapça öğretim metodu var. Medrese usulü, İmam Hatip Lisesi metodu, özel kursların metodu ve hafıza teknikleri yöntemi.. Medrese usulü, en köklü ve en sağlam usuldür. Bunun Doğu usulü ve İstanbul usulü gibi farklı çeşitleri de mevcut. Yazının son kısmında bu usule geleceğiz. İmam Hatip okullarında takip edilen metod adeta öğrenciyi oyalama, yıllarca Arapçayla meşgul olsun ama asla tam  olarak öğrenmesin! türünden bir taktik. En zeki ve başarılı imam hatip öğrencilerinin mezun olduklarında Arapça konuşamadığı gibi Arapça bir eseri de okuyamadıkları bunun göstergesidir. Kardeşim bir imam. Benden sadece iki yaş küçük ve tam altı yıl imam hatip lisesi okudu. Sarıkayada ve Kayseride.. Çok da istekli şuurlu çalışkan ve zekiydi. Son sınıfa geldiğinde sonuçtan pek memnun olmamıştı. Arapçayı öğrenmiş sayılmazdı Kuranı Hadisi anlayamıyordu. Meslek dersi öğretmenine bunun sebebini sordu. Öğretmeni şöyle diyebilmişti “Arkadaşlar bu okul kitaplarıyla Arapça öğrenmeniz mümkün değil. Bakın bunu ilk defa size açıklıyorum “İzhar” isminde bir kitap var Osmanlı medreselerinde en temel Arapça ders kitabıydı. Arapçayı öğrenmek için Mutlaka onu okumanız gerekir.. Evet gerçekten de İmam Birgivi Hz‘nin kaleme aldığı İzhar kitabı medrese hayatım boyunca okumaktan en çok zevk aldığım öğretici doyurucu feyizli bir kitap olmuştur. Akşamları bazen çay faslı düzenler bakkaldan…

Medresenin Akibeti 2

Medrese Allah ve Rasulünden gelen ilim irfan ve hikmeti muhafaza eden, islâmî ilmleri ders verip neşreden ilim merkezi.. Ilk Medrese Mescidi Nebeviye bitişik Rasulullahın Medresesi ve Ashab-ı Suffa. Salat ve selam Ona ve Ashabına.. Medrese, İmam Gazaliyi yetiştiren Nizamiye Medreseleri ile gelişti, Molla Husrev, Molla Gurânileri yetiştiren Fatih Medreseleri ile zirvelere tırmandı ve Cumhuriyetle birlikte yerine açılan batı menşeli mektepler eliyle medresenin içi boşaltıldı nihayet Tevhid-i tedrisat kanunuyla yok edildi. “Tamam islamın kaynağını kuruttuk. Sultanla birkikte Allahı da iktidar koltuğundan indirdik. Din adamlarını astık kestik öldürdük” dedikleri o anda Medrese küllerinden yeniden doğdu. “Muhammed ümmetinin İncilde verilen misali ‘Kafirleri kızdıran ziraatçileri sevindiren Ekin gibidirler.. ölü topraktan başlarını çıkarır yeniden ayağa dikilir serpilir kuvvetlenirler ” “Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, bilsin ki Allah yakında öyle bir toplum getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler; müminlere karşı yumuşak, kâfirlere karşı da onurlu ve şiddetidirler; Allah yolunda mücahede eder, hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar..” Maide:54 Bu ayetlerin vaadi gereği Allah bu Ümmete 15. Asrın başında yeniden bir müceddid gönderdi ve Onun eliyle Medreseyi, Kuran ilimlerini, Rasulullahın Sünnetini ihya etti ve Dîn-i Mübin-i Islamı tecdid eyledi. Medreselerin kapatılması, alimlerin asılması türünden esen kahpe rüzgarlar etkisinde hayatta kalan ilim erbabı sinmiş, köşelerine…

Medrese ve İcazet Sistematiği

Medrese ders yapılan yer demektir. Literatürde Medrese icazetli hocalar eliyle Kuran ilimlerinin okutulup tahsil edildiği ilim merkezidir. Kuran ilimleri iki sınıftır, alet ilimleri ve âlî ilimler (علوم آلية و علوم عالية) Alet ilimleri araçtır. Lisan-ı Arab ve muteallikatı ile mantık münazara.. gibi. Âlî ilimler ise maksattır. Tefsir Hadis Akaid Fıkıh Tasavvuf ile bunların usülleri gibi. İcazetnâme Icazet, cevazdan gelir izin demektir. Yetkin bir İslam alimi yetiştirip mezun ettiği talebesine, o ilmi öğretme ve yayma izni vermesine icazet denir. Ancak kendisi de bu izni üstadından almış olmalıdır. Öyle ki o üstadlar kesintisiz bir şekilde Resulullaha kadar ekli olmalı. Talebe-hoca ilişkisiyle birbirine bu şekilde ekli olmaya silsile denir. Medreseyi ilahiyattan ayıran temel özellik bu silsile ve icazet kavramıdır. Ilmin kaynağı Allahtır ve Allah’tan ilk ilim ve icazet alan sevgili Peygamberidir. Peygamber aleyhisselam Allahın ilmini bu icazetle Sahabeye aktarmış, Sahabeler de Tabiine aktararak ilimde silsile ve icazet kültürü meydana gelmiştir. Allah, Rasulüne “bu Dini insanlara açıkla, aldığın vahyi tebliğ et” emrini vermekle ilk icazeti de vermiş oldu. Çünkü emir elbette izni kapsar. Allah Rasulü ise bu ilmî sorumluluğu Sahabeye yüklemekle onlara bir nevi icazet vermiş, Sahabe ise bu sorumluluğu Tabiine yükleyerek onlara hükmen icazet vermiş oldular. Sonra ilim alışverişi kurumsallaştı. Medreseler kuruldu camilerde…

TAKVA

Konular: 1) Takva nedir ? 2) Takvanın fayda ve faziletleri neler ? 3) Takvanın mertebeleri nelerdir ? Takva Nedir ? Takva veka, vikaye kökünden, Sakınmak korkmak çekinmek manasında isimdir. Kul Allahın azab ve gazabından sakındığı için takva olmuştur. Sakınmanın amelî ciheti Allaha itaat etmek demek şeklindedir. Takva sahibi kişiye “Mütteki” sakınan denir. Kuran-ı Kerimde takva şu kelimelerle geçer: (المتقين المتقون تقي التقوي يتقي يتقون ) Takvanın faydaları ve faziletleri : Kuran-ı Hakîm Takva kullara bir müjde ve hidayet kaynağıdır. (Meryem:97, Bakara:2) Takva Kulları Allah sever (Ali İmran:76, Tövbe:4,7) Takva kullardan Allah amellerini kabul eder, başka etmez (Maide:27) Takva kullar Allahın engin rahmetine nail olur. (Araf:156) Takva ehli cennet ehlidir, cennet onlar içindir (Ali imran:133, Kaf:31) Hayırlı sonuçlar, akibet Takva ehlinindir. (Hud:49, Kasas:83) Takvada en ileri olan, Allaha en yakın ve en sevimli olur (Hucurat:13) Takva olan kişiye Allah ‘furkan’ (hakkı batıldan ayırt etme nuru, yetisi) verir (enfal:29) Takva olana Allah sıkıntılarından bir çıkış kapısı açar, derdine derman verir. (Talak:2) Takva olanı Allah ummadığı yerden rızıklandırır, hiç hesap etmediği nasipler verir (Talak:3) Takva olanın Allah işlerini kolaylaştırır. (Talak:4) Takva olan kulu Allah günahlarını örter üstünü kapatır affeder (Talak:4) Takva olanın Allah ecrini muazzam verir mükafatını büyütür (Talak:5) Takva olanın Allah çabasını…

Şefaat’ın Delili Tur:21

Tur Suresi 21. Ayet Şefaatın en büyük delillerinden Bakın salih babalar, kendilerinden nispeten düşük zurriyetlerinin kurtuluşuna veya derece atlamalarına sebep olmakta. Ayet meali: “Îman edip zürriyetleri de iman ile kendilerine tâbi olanlar (yok mu?) işte biz, onların nesillerini de kendilerine kattık. Kendi amellerinden (ecirlerinden) birşey de eksiltmedik. Herkes kazandığına karşılık rehindir.” Tur:21 Imam Taberi ra bu ayet hakkında 4 türlü tefsir nakleder: 1) Derecesi yüksek olan müminlere zürriyetleri cennette ilhak edilir ve böylece aynı cennetlerde birlikte yaşarlar. 2) Yüksek derecede olan müminlere küçük iken ölmüş zürriyetleri cennette yanlarına verilir 3) Cennete gidip yüksek dereceler alan müminlere, cennete girmeyi hak etmeyen zürriyetleri bağışlanır ve babaları sebebiyle zurriyyetler de cennete girerler. 4) Cennete giren ve yüksek dereceler olan müminlere verilen Sevabın aynısı hak etmeseler de zürriyetlerine de verilir. İmam Taberi Bu dört görüşten en evla olanın birinci görüş olduğunu söyler ve onu tercih eder. Ama doğru tefsir hangisi olursa olsun.. babanın atanın iman etmiş ama ameli zayıf kalmış zurriyetine fayda edeceği kesin. Yani #ŞEFAAT bu anlamda kesin olarak vardır haktır. El Hamdülillah #isa_erdoğan 28.7.2018 Gop.

Kurandan Kalbe Damla Damla (Kısa Sureler)
İslami hayat , Kuran İlimleri / 20 Haziran 2018

1. Damla Fatiha Suresi : Allah’a Bağlanma veya Huzur-u İlahi Suresi 》Allah bütün kainatın Rabbidir. Emri sözü gücü herkese geçer. Her konudaki dilek ve şikayetleri dinleyecek ve çözecek tek mercidir. 》Unutma ki O Rahmandır. düşmanlarına kötülere de merhamet eder ihtiyaçlarını verir ve dönmeleri için onlara mühlet tanır. Dolayısıyla kötülerin hemen kahrolmasını yok olmasını bekleme 》ve O Rahimdir. Dostlarına özel bir merhameti ihsanı vardır 》Yapılan iyilik ve kötülüklerin mutlaka karşılığını göreceği ahiret günü onundur. O gün bütün tercihler iptal edilmiş yalnızca Onun hükmü fermanı geçerli olmuştur. sana haksızlık yapanlar o günde bunun hesabını ödeyeceklerdir sabret 》Kulluk ve ibadeti Allaha has kılanlar Allahtan hususi bir yardım elde etmeye hak kazanmışlardır. 》Allahtan yardım istemeden önce salih amellerini Allaha arz et o amellerini aracı ve şefaatçı et. 》İyyake nesteğin” duası her işe kafi gelir. Bunu söylerken o günki şikayetin, Allaha arzuhalin ne ise kalbinden onu niyet et. Çünkü bu ifade her şeyi içine alan geniş bir ifadedir. Mesela: Evlenmek isteyen genç “iyyake nesteğin” derken Allahım evlenmem için bana yardım et” demeyi kastetmelidir. Sabah işine giden bir esnaf “Allahım nafakamı helalinden kazanmam için bana yardım et” manasını kastetmelidir. 》ihdina ssırat al-müstekîm” derken Allaha giden en doğru ve kestirme yola (itikat ve amele) Allahın bizi ulaştırmasını…

Kuran Işığında Seçimde Parti Seçimi

1) Allahın Ayetlerini; Şeriatı inkar edenle, değil bir olmak, yan yana bile oturma [Nisa: 140] 2) suçsuz insanları katleden, dağa çıkıp silahlı eşkıyalık yapan, asker sivil öldüren zalimlere azıcık bir meyl dahi etme yoksa cehennem ateşi sana da dokunur. [Hud 113] 3) Allah emreder emaneti ehline teslim ediniz. tağutu ret ve inkar etmek gerekli iken tağuta “iman tazeleyen” ve böylece “Allaha ancak şirk koşarak iman! eden” fasıkaya emanet teslim edilmez çünkü ehil değil. [Nisa:51] [Yusuf:106] [Nisa:58] PKK nın siyasi kanadı HDP yi destekleyenler 30 yıldır yaptıkları bunca azgınlık cinayet ve insan öldürme günahına ortak olur. “Hûd:113”

KURANDA MEZHEB

1) Kur’an’a göre mezheplerin meşru oluşu : “Ama bizim uğrumuzda mücadele edenleri, elbette kendi yollarımıza eriştireceğiz..” [Ankebut 69] • Bu Ayette Allah kendine varan yolların birden fazla olduğunu ifade etmektedir. Demekki islam birliğini sağlamak yolu teke indirmekle değildir. Mezhep gidilen yol demektir. 2) Kurana göre mezhebe bağlı olma gereği : “Kim kendisine doğru yol besbelli olduktan sonra Peygamber’e karşı çikar, müminlerin yolundan başkasına uyup giderse onu saptığı yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir gidiş yeridir.” [Nisa 115] • Bu Ayette Allah müminlerin tuttuğu yolu terk edeni cehennemle tehdit eder. Müminler 14 asırdır islamı mezhepler dahilinde yaşamış, mezhepleri kabul etmişlerdir. Mezhebi inkar etmek Müslümanların yolundan çıkmaktır. 3) Kurana göre Mezhep imamı Müctehid bir alime uymak gerektiği : “Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Peygambere de itaat edin ve sizden olan emir sahibine de itaat edin..” Nisa 59 • Bu Ayette Allah emir sahibine de itaatı emreder. İdareciler emir sahibi olduğu gibi alimler de emir sahibidir. Arapçada ’emir’ iş durum vaziyet demektir. Din işlerine alimler vaziyet ederler. “Senden önce de, kendilerine vahyettigimiz adamlar gönderdik . Eğer bilmiyorsaniz zikir (kitap/ilim) ehli âlimlere sorun. [Nahl 43 – Enbiya 7] • Bu Ayette Allah bir konuda bilgili olamayanların kitaptan bilgi sahibi Alimlere…

Hadisler De Vahiydir 1

Allah’ın Yüce Adıyla Hadis kafiri birisi Sahabelerin hadis karşısındaki tavrını (Ey Allah rasulü bu söz Allah’ın emri mi yoksa sizin ictihadınız mı) tarzındaki suallerini misal göstererek küfrünü meşru göstermeye çalışıyor.. “Bakın Sahabeler bile Peygamberden her duyduklarını değil Ayet olanları kabul ediyorlar  diyor..! CEVAP Bu akılsız bidatçı farkında değil, aslında aktardığı durum Hadislerin de Allah’tan gelen bir çeşit vahiy olduğunu , Ehl-i Sünnetin bu konuda haklı, ehl-i bidatın ise dalalet içinde olduğunu göstermektedir. Şöyle ki: Allah Rasulü sas bazen bir şey söyler -bir hadis ağzından sudur eder- ve bu hadis eğer Sahabelerin bilgi ve adetlerine aykırı görünürse sorarlar idi : Ya Rasulallah bu sözünüz Allah’ın emri mi yoksa sizin ictihadınız mı? Peygamber efendimiz eğer “bilakis benim ictihadım” derse onlar da kendi ictatlarını sunar olayı istişareye açarlar idi. Zavallı hadis kafiri, Sahabenin bu ahlâkından kendi küfrüne bir pay çıkarmaya çalışmış ama Allah hilesini boşa çıkarmış, tuzağını başına geçirmiştir. Çünkü Sahabenin Hadis karşısında ki bu tutumu gösteriyor ki Hadisler çok zaman Allah’ın Kuranda yazılı olmayan emirleri olabilir. Allah nice emir ve yasaklarını Peygamberinin ağzıyla söylemiş olabilir. Çünkü peygamberimiz Kuran dışında da vahiy alıyordu. Mescid-i Aksa’ya doğru namaz kılınan yıllarda olduğu gibi.. Bu emir Kuranda yazılı değil. Bu yüzden Hadisler karşısında çok temkinli olmalı,…

Sahabenin Üstün Din Anlayışı (Tefekkuh)
Kuran İlimleri / 5 Ocak 2017

Tefekkuh fid-Din (Hadislerin “Yazmayın” emrine rağmen yazılmış olması konusu) Kuran topluca savaşa gitme durumunu Tövbe suresindeki tefekkuh ayeti ile iptal eder ve her fırkadan bazı kişilerin savaştan geri kalıp Dinde Tefekkuh etmesini salık verir.. Bunlar kavimlerin uyarıcıları yani alimleri olacaktır.. (Tövbe 122) Burada dikkati çekmek istediğimiz husus Allahın din konusunda ulemadan istediği şeyin TEFEKKUH olduğu. Nedir tefekkuh? Tefekkuh tefeuul babindandır binası tekelluf içindir. Özü anlamak demek olan fıkıhtan gelir. Ancak tefekkuh fıkıhtan fazla bir iştir. Fıkıh bir şekilde anlamak demek iken tefekkuh anlamaya çabalamak gayret etmek kendini zorlamak demektir. Çünkü dini, Ayetleri ve Hadisleri anlamak öyle kaba bir anlayış, yüzeysel bir yaklaşımla olacak iş değildir. Ve bu yüzden Sahabe-i kiram bile her biri ilim ve fıkıhta musavi olamamışlar, Abadili Erba’ dört Abdullah gibileri ilimleri ve tefekkuhlarıyla temayüz etmişlerdir.. Bu tefekkuh sayesinde Sahabeler bir çok defa zahiren Rasulullaha muhalif görünmek pahasına ictihatlarını ortaya koymuşlar ve aslında ümmetin önünü açmışlar büyük hizmetler icra etmişlerdir.. Radiyallahu anhum. Bu kabilden.. a) Allah Rasulü “Benim sözlerimi yazmayın” buyurmuş iken Ashabı kiram yine de yazmışlardır. Zira burada ki nehiyde bir illet tespit etmişler ve illeti mevcut görmedikleri cihette hadisleri yazmışlar ve bunu Allah Rasulüne muhalefet addetmemişlerdir. Çünkü ‘yazmayın’ talebinin zımnında hadislerin Kuran sözleriyle iltibas edilmesi kaygısı…

Arapça Öğrenmek Vacip

Arapça öğrenmek her müslüman üzerine vaciptir. Çünkü Kuran Arapça nazil olmuştur.. Allah bizlerden Kuranı anlamamızı ister. Namaz arapça sureler ve dua ve zikirlerle kılınır. Namazı huşu ile hakkıyla kılmak için arapça bilmek gerekeir. Peygamberimiz arabdır. Bütün hadislerini arabi lisanla buyurmuştur. Bunları doğru bir şekilde kaynağından okuyabilmek için arapça bilmek gerekir. İslam için yazılan ilk eserler temel kaynaklar arapça kaleme alınmıştır, bunları okuyabilmek için arapça bilmek gerekir.. Arapça dünya müslümanlarının ortak dilidir. Müslüman kardeşinle irtibata geçmek için arapça bilmen gerekir. Arapça öğrenmek zor değildir.