Tövbe Sütunu ve Ebu Lübabe Ra

4 Aralık 2018

Ebu Lübabe direği veya Tövbe Direği veya أسطوانة التوبة

Hendek gazvesinden hemen sonra Allah rasulu sallallahu aleyhi ve sellem 3000 sahabesiyle birlikte yürüdü, anlaşmayı bozmuş ve islam düsmanlarıyla birlikte hareket etmiş olan Beni Kurayza yahudilerini (kalelerini) kuşattı. Ya Müslüman olmak, ya savaşmak ya da teslim olmaktan başka çareleri yoktu. Ancak teslim olmaları durumunda başlarına ne gelir öğrenmek için Müslümanlardan biriyle istişare yapmak istediler. Ve eski komşuları tanıdıkları Lübabe bin Abdilmunzir hazreterini istediler. Allah rasulu Ebu Lubabeyi onlara gönderdi. Kaleye gelişinde onu ayakta karşıladılar, kadınlar çocuklar yüzüne karşı ağladılar. Ebu Lubabenin kalbi rikkate geldi onlara acıdı.

Sordular Muhammedin bize teslim ol teklifini kabul edelim mi ? o da ağız ile “evet teslim olun” dedi ancak eliyle boynunu işaret ederek “bu sizin sonunuz olur” demeyi ima etti. o anda yerimden kıpırdamadan Allaha ve Rasulüne ihanet ettiğimi anladım dedi ve pişmanlıkla çıkıp onu bekleyen Rasulullaha da uğramadan doğruca Mescidi Nebeviye vardı ve kendini bir direğe bağlattı ve “ya burada yemeden içmeden öleceğim ya da Allah tövbemi kabul edecek” dedi. Peygamberimize bu iletildiğinde “Eğer bana gelseydi onun için istiğfar ederdim ancak o yapacağını yapmış, Allah tövbesini kabul etmedikçe onu direkten çözecek değilim” buyurmuştur.

Namaz ve hacet vakti hanımı veya kızı onu çözüyor gündüzleri oruç tutuyor ve gerisinde mütemadiyen boynundan ayakta direğe zincirle bağlı duruyordu.

Altı veya yedi veya on gün sonra bir gece seher vakti Allah rasulu sas Ummu Seleme annemiz yanında iken sevinçten güldü canım size feda olsun neden güldünüz diye sordu “Ebu Lübabenin tövbesi kabul edildi” buyurdu. Onu müjdeleyim mi ? Yap istersen dedi. o da çıktı “sana müjde olsun Allah tövbeni kabul etti” dedi. Sahabeler bu haberi alınca çok sevindiler ve Ebu Lubabeyi çözmek için davrandılar ancak o hayır Allah rasulu çözmedikçe ayrılmayacağım diyerek Rasulullahı bekledi. Allah rasulü sas sabah namazı için çıkınca Ebu Lubabeyi elleriyle çözdü o da malının tamamını Allah yolunda tasadduk etmek istediyse de Allah rasulü üçte birini kabul etti.

Annemiz Ümmu Seleme’nin Ebu Lübabeye seher vakti müjdeyi vermesi hıcab (çarşaf) ayetinden önce idi” der sahabeler. Çünkü çarşaf ayetinden sonra Hanımlar yabancı erkeklerle görüşmeyi kesmişlerdir.

Evet Allah rasulü sas Ustuvanetü Ttevbe (Tövbe direği) ne önem verir, bazı namazlarını onun hizasında kılar itikaflarında yatağını o direğin önünde serdirirdi.. Ancak mescidi nebevinin bunun gibi toplam sekiz tane ustuvanesi (direği) olduğunu bilmek lazım. Allah rasulü bunlardan bir kısmı gerisinde teheccüt kılar bir kısmı önünde heyetleri dinler ve sair işlerde kullanırdı.. (Molla Aliyyu el-Karî)

isa erdoğan, 04.12.2018

Bir yorum

  • İsa Erdoğan 4 Aralık 2018, 20:31

    Bazı Ebu Lubabe kıssası anlatımlarında geçen ve Rasulullaha isnad edilen şu söz hatalıdır : “Eğer bana iltica etseydi ben vs.. madem ki Allaha iltica etmiş öyle ise vs..” şeklinde bir anlatım Ehli sünnet kaynaklarında yok. Bu haliyle ifade çirkin şia kaynaklarında geçiyor. Aksine Buharide Allah rasulu sas “Allahım senden başka iltica edeceğimiz kimse yok” diyerek ilticanın yalnız Allaha olacağını bildiriyor. Çok farklı şeyler